Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/1749 E. 2012/5620 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1749
KARAR NO : 2012/5620
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 1, 115 ada 16, 116 ada 15 ve 19, 119 ada 50 parsel sayılı 672,41, 5.618,03, 772,44, 21.680,71 ve 13.258,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar Kazantaş Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazine aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve kısmen kabule karar verilerek çelişen dava dosyası, kararı veren mahkemece Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesinde bu dava dosyası da dosya içine alınarak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan tescil davası hakkında 04.05.2006 tarihinde karar verilmiş, dava konusu edilen taşınmazların bazı bölümlerinin tarım arazisi olmadığı, zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile dava kısmen kabul edilmiştir. Bu karar taraflara tebliğ edilmediğinden, kesinleşmemiştir. Ancak çekişmeli taşınmazların tutanakları, sözü edilen davaya konu oldukları belirtilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle Kadastro Mahkemesi’ne aktarılmış; Asliye Hukuk Mahkemesi’nde karara bağlanan tescil dosyası da bir üst yazı ile Kadastro Mahkemesi’ne gönderilmiştir. Taraflara tebliğ edilmediğinden henüz kesinleşmeyen tescil ilamında dava konusu taşınmazların bir bölümünün davacı adına tesciline karar verildiği halde, Kadastro Mahkemesinde taşınmazların tamamı hakkında davacı lehine hüküm kurulmuştur. Bu durumda Kadastro Mahkemesinin usule uygun olmayan uygulaması ile aynı taşınmazlar hakkında iki farklı hüküm oluşmuştur. Her iki hükmün de kesinleşmediği göz önüne alındığında, doğru sonuca varılması için mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil davası hakkında verilen karar taraflara tebliğ edilerek, kesinleşmesi sağlanmalı; kısmen kabule ilişkin karar temyiz edilmeden kesinleştiği takdirde, oluşacak kesin hükmün kapsamı belirlenip; uyuşmazlık buna göre çözümlenmelidir. Kararın temyiz edilmesi halinde ise tescile ilişkin dosya, gereği yapılmak üzere Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek temyiz sürecinin sonuçlanması beklenilmeli, bundan sonra ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.