YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1795
KARAR NO : 2012/7275
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESPİTE İTİRAZA İLİŞKİN
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Harmankaya Köyü Kadastro çalışma alanında yapılan kadastro sırasında 101 ada 24 parsel sayılı 15.156,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle eşit paylarla davalı … ve … adına, 122 ada 3, 6 ve 126 ada 5, 132 ada 5 parsel sayılı sırasıyla 8.369.09, 10.82645, 113.31, 798,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle davalı … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, irsen intikal ve taksim yapılmadığı iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 101 ada 24, 122 ada 3, 6 126 ada 5, 132 ada 5 sayılı parsellerin tarfların ortak murisi … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parsellerin tarafların ortak murisi … …’den kaldığı, murisin taşınmazlarını terekesini sağlığında paylaştırmadığı, ölümünden sonra ise tüm mirasçılarının katılımı ile terekesinin taksim edilmediği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne ve taşınmazların … … mirasçıları adına tesciline dair hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların kök muristen mi, üçüncü şahıslardan mı geldiği ile kök muristen geldiği takdirde terekesinin taksim edilip edilmediği yönündedir. Kararı temyiz eden davalılar taşınmazların murise ait olmadığını, üçüncü kişilerden satın aldıklarını iddia etmişler ve 01.05.1984, 13.01.1987, 14.01.2008 tarihli köy senetlerine dayanmışlardır. Mahkemece, senet tanıkları ile muhtar ve azalardan bilgi alınmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatı ile dinlenilmemiştir. Davalılardan … keşifte miras payını kendisinin ve …’in aldığını belirterek, miras payından davalılar lehine vazgeçtiğini beyan ettiği halde kabule göre … payının davalılar üzerinde bırakılıp bırakılmayacağı hususu üzerinde durulmadığı gibi …’in isticvap edilmesi yoluna da gidilmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili deliller istenmeli, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ile keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında davalı tarafın dayanağını oluşturan senetlerde yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle
senetlerin kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmelidir. Keşif icrası sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların muristen mi, üçüncü kişilerden mi geldiği, hangi tarihten bu yana kim tarafından kullanıldığı, kök murise ait olduğu belirlendiğinde ise terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse her bir mirasçıya miras payına karşılık para, taşınır veya taşınmaz mal verilip verilmediği hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarını zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberinde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan senetlerin kapsamını belirtir keşfi takibe imkan verir rapor ve kroki düzenlettirmelidir. Mirasçılardan …’in isticvap yolu ile beyanı alınarak miras payına karşılık para, taşınır ya da taşınmaz mal alıp almadığı belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.09.2012 gügünde oybirliğiyle karar verildi.