YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1935
KARAR NO : 2012/4832
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 194 ada 3 parsel sayılı, 4.728,72 metrekare, 194 ada 7 parsel sayılı, 5.743,21 metrekare ve 194 ada 9 parsel sayılı 2.571,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı … yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazları davalı ile birlikte satın aldıkları iddiasına dayanarak taşınmazların 1/2 hisse ile adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne çekişmeli taşınmazların 1/2 hissesinin davacı … adına 1/2 hissesinin davalı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların öncesinin dava dışı … ‘a ait olduğu tarafların 40 sene önce birlikte satın aldıkları kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı dilekçesinde, dava konusu taşınmazları diğer mirasçılardan ve üçüncü kişilerden davalı ile birlikte satın aldıklarını öne sürdüğüne göre, öncelikle taşınmazın kimden kaldığının tespiti ile ortak miras bırakandan kaldığının belirlenmesi halinde miras payının bağış, satış, taksim gibi nedenlerle taraflarda toplanıp toplanmadığının belirlenmesi, miras malı olmadığının belirlenmesi halinde kimin ne şekilde kim adına taşınmazlara zilyet olduğunun ayrıntılı olarak sorulup saptanarak belirlenmesi gerektiği gibi, iddia ve savunmalar ile taraf delillerinin doğru değerlendirilebilmesi ve doğru sonuca ulaşılabilmesi açısından davacı … tarafından aynı iddialarla açılan ve aynı gün temyiz incelemesine konu olan diğer dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiğinin de göz ardı edilmesi isabetsiz olup, davacı tarafın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.