Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/1994 E. 2012/4920 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1994
KARAR NO : 2012/4920
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

MAHKEMESİ : İZMİR 1. İCRA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’un, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi İle cezalandırılmasına dair izmir 10. İcra Ceza Mahkemesinin 15/03/2011 tarihli ve 2010/1426 Esas, 2011/493 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin İzmir 1. İcra Ceza Mahkemesinin 10/08/2011 tarihli ve 2011/1084 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine,Adalet Bakanlığından verilen 07.02.2012 gün ve 2011/1991/7186 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 21/02/2012 gün ve K.Y.B. 2012/46715 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede; İzmir 1. İcra Ceza Mahkemesince, icra dosyası kapsamında yetki belgesi bulunan stajyer avukata yapılan taahhüdün geçerli olmayacağından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun, “Stajyerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile İcra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve İşlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler” şeklindeki 26/1. maddesi karşısında, stajyer avukatın taahhüdü kabul edebileceği cihetle, itirazın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, İzmir 25.İcra Müdürlüğünün 2010/8301 Esas sayılı dosyasında, sanık hakkında 17/06/2010 tarihinde 25.000,00 TL asıl alacak, faiz, masraf ve vekalet ücretiyle birlikte toplam 27.923,16 TL’sinin tahsili için takip başlatıldığı, sanığın yapılan haciz esnasında icra memuru huzuruyla 25.000,00 TL asıl alacak, işlemiş faiz, masraf ve vekalet ücretiyle birlikte 32.430.97 TL’sını taksitler halinde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, yapılan haciz işlemine icra dosyasında bulunmamakla birlikte tutanak içeriğine göre vermiş olduğu dosyaya alındığı yazılı olan yetki belgesine istinaden katıldığı anlaşılan stajyer avukat Funda Özer’in de sanığın yapmış olduğu taahhüdü kabul ettiği, sanığın taahhüt ettiği 02/07/2010 tarihli 10.000,00 TL olan taksiti ödememesi nedeniyle yapılan şikayet üzerine İzmir 10. İcra Mahkemesinin 15/03/2011 tarihli ve 2010/1426 Esas, 2011/493 sayılı kararı ile sanığın üç aya kadar tazyik hapsine karar verildiği, takip kesinleşmeden taahhütte bulunulması, taahhüdün Adana İcra Müdürlüğüne yapılmış olması nedeni ile Adana mahkemelerinin yetkili olduğu ve şikayet süresinin geçmiş olduğundan bahisle sanık müdafii tarafından yapılan itirazın, stajyer avukatın taahhüdü kabul etme yetkisinin bulunmadığı icra dosyasında kabul muhtırasının görülemediği gerekçesi ile İzmir 1. İcra Mahkemesinin 10/08/2011 tarihli ve 2011/1084 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulü ile sanık hakkında açılan davada İİK’nun 354. maddesi gereğince ceza tertibine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, Avukatlık Kanunu’nun 26. maddesindeki “Stajyerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik merciilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler. Bu yetki, staj bitim belgesinin verilmesi veya staj listesinden silinme ile sona erer.” hükmü ile icra takibinde asıl alacaklı vekilinin sulh olma yetkisinin bulunup vermiş olduğu muvafakatname göz önüne alındığında, stajyer Avukat Funda Özer’in hazır bulunduğu 22.06.2010 tarihli hacizde borçlu tarafından yapılan taahhüdün stajyer avukatça kabulü geçerli olup bu hali ile itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, İzmir l. İcra Ceza Mahkemesinin 10.08.2011 tarihli ve 2011/1084 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın yenilenmesi yasağı nedeniyle bozma kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasının gerekmediğine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.