YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2254
KARAR NO : 2012/3578
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. İCRA MAHKEMESİ
Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan sanıklar … ve …’ın İİK’nun 337/a maddesi uyarınca üç ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık … vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Şikayet dilekçesi ve duruşma gününün sanıklara 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilerek yokluklarında yapılan yargılamada mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de, anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön şart olan kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre, daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise söz konusu Kanunun 35. maddesinin son fıkrasında gösterilen istisnai durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında; Tebligat Tüzüğünün 55/2. maddesi yollamasıyla aynı Tüzüğün 28.maddesinde adres araştırmasına yönelik olmak üzere belirtilen şekil şartları yerine getirilmeden yapılan tebligatın da geçerli sayılamayacağı, bu hususun Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 01/12/2004 tarih, 2004/20415-12070 sayılı ilâmında da kabul edildiği göz önünde bulundurulduğunda, bu şekilde yapılan yargılama ile sanıkların savunma haklarının kısıtlandığının kabul edilmesinin gerektiği, hal böyle olunca, zabıta marifetiyle sanıkların adreslerinin araştırması yaptırılarak, tespit edilen bu adreslerine Tebligat Kanununun 21. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliği ile yargılamaya devam edilerek sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı dosyalarında, ticaret şirketlerinin müdür ve yetkililerinin ticareti terk suçunu işlemelerinin mümkün olduğu yönünde oyçokluğuyla verilen karar doğrultusunda uygulama yapılması Dairemizce de uygun bulunmuş olmakla; ticaret şirket yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesi gerekmektedir Antalya 1.İcra Müdürlüğünün 2008/890 esas sayılı takip dosyasındaki takip talebinde şirketin adresinin “Tahıl Pazarı mah…. olarak yazılması, 04/06/2008 havale tarihli şikayet dilekçesinde ise sanık …’ın adresinin “… Antalya” olarak gösterilmesi ve icra dosyası içinde bulunan Antalya Ticaret Sicili Memurluğunun 26 Mart 2008 tarihli ve 7841 sayılı yazılarında şirket adresinin “…” olmasına rağmen, ticari faaliyetine devam edip etmediği yönündeki 14/07/2008 ve 17/07/2008 tarihli zabıta araştırmalarının sanık …’ın “… Antalya” adresinde yapılması karşısında, şirketin ticaret sicili memurluğunda kayıtlı adresinde veya tespit edilecek diğer adreslerde ticari faaliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda zabıta araştırılması yaptırılmadan, suçun unsuru ile bağdaşmayacak şekilde sadece şikayet dilekçesinde bildirilen adreste yaptırılan zabıta araştırılması ile yetinilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, sanıklardan …’ın borçlu şirketin tek yetkili temsilcisi olması ve sanıklar hakkında açılan bu davada birlikte yargılandıkları dikkate alındığında, bozma kararının CMK’nun 306. maddesi uyarınca kararı temyiz etmeyen diğer sanık …’e de sirayet ettirilmesine, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.