YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2269
KARAR NO : 2012/4955
KARAR TARİHİ : 05.06.2012
MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. İCRA MAHKEMESİ
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçundan sanıklar …, … hakkında beraat kararı verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Sanıklardan … ve … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Sanıklara isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında atılı suçun oluşabilmesi için, ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve yönetim yetkisine hukuken veya fiilen sahip olan sanığın kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları, ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması gerekmektedir. Diğer taraftan aynı Yasanın İİK’nun 351. maddesi gereğince de şikayetçi dilekçe ve beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olup, şikayet dilekçesinde borçlu şirketin borcu ödeyebilecek güçte olup borcu ödemediğine dair bir iddiada bulunulmamış, aksine sanıkların temsilcisi olduğu şirketin borca batık olduğunu beyan ederek şikayette bulunmuş olmasına ve Bolu Vergi Dairesi Müdürlüğünün 17.06.2010 tarih ve 9621 sayılı yazısında da şirketin 31.12.2007 tarihi itibarıyla re’sen terk ettirildiğinin bildirilmesi karşısında, borçlu şirketin borcu ödeme gücünün olmadığının şikayetçi tarafından da bilindiğinin kabulü nedeniyle, yapılan yargılamaya, fiilde suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkemenin soruşturma sonunda oluşan inanç ve takdirine, hükmün gerekçesine göre, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık … a yönelik temyiz incelemesi sonunda;
Şikayet dilekçesinde sanık … Coşkun’un da cezalandırılmasına karar verilmesi talep edildiği halde, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.