Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/2500 E. 2012/6873 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2500
KARAR NO : 2012/6873
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Sarıpınar Köyü çalışma alanında bulunan 223 ada 28 parsel sayılı 100,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalı … aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davasına … zilyetliğe dayanarak müdahil olmuş, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava, Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin 2/6 payının davacı …, 1/6’şar payının davalı … ve … ile dava dışı arkadaşları … ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parselin muris …’ye ait iken eşsiz ve çocuksuz olarak ölümü ile mirasçılarına kaldığı, mirasçılarının davacı … ile davalı … ve arkadaşlarına paylarını sattıkları kabul edilmek suretiyle üçüncü kişi konumundaki davacı ve davalı ile arkadaşları adına payları oranında tesciline dair hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli değildir. Keşifte dinlenen 1936 ve 1937 doğumlu davalı tanıkları taşınmazın … ve …’ye ait olduğunu …’nin ölümü ile …’a kaldığını beyan ettikleri halde çekişmeli taşınmazın …’den mi, yoksa gayri resmi eşi olan …den mi kaldığı kesin olarak belirlenmemiş, … ve …in mirasçılarını gösterir veraset ilamı dosya kapsamına alınmamış, davacı … ile davalı tarafın dayanağı olan köy senetleri yöntemince uygulanmamıştır. Davacı … taşınmazı 10.01.1973 tarihinde …’den satın aldığına dair senet ibraz ettiği halde, aynı taşınmazı 2005 ve 2007 tarihinde …’nin bir kısım mirasçılarından satın aldığını da iddia etmiş, davacıdan sorulmak suretiyle iddiaları arasındaki bu çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu, tarafların, gösterdikleri ve gösterecekleri tanıklar, önceden dinlenen yerel bilirkişi ile tanıkların katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacıdan, taşınmazı …’dan mı yoksa mirasçılarından mı aldığı hususu sorularak, bundan sonra davacı tarafın
dayandığı senet ile davalı tarafın dayanağı olan senetler; senet tanıkları, muhtar ve azalar dinlenmek suretiyle uygulanmalıdır. …’dan kalmış olması halinde adı geçenin, sağlığında 10.01.1973 tarihli senetle …’e satıp satmadığı, zilyetliğini devredip devretmediği araştırılmalıdır. …’dan kaldığı ancak sağlığında satılmadığı, ölümünden sonra mirasçıları tarafından üçüncü şahıslara satılmış olduğunun anlaşılması halinde tereke iştirak halinde olduğundan 3. kişilere yapılan satışın hukuki sonuç doğurmayacağı, öte yandan …’un ölüm tarihi olan 2005 tarihi ile tespit tarihi olan 2008 tarihine kadar başka bir deyişle satıştan tespit tarihine kadar üçüncü kişilerin kullanımlarının 20 yıllık süreye ulaşmadığı dikkate alınarak ve taşınmazın malik hanesinin aktarılan dava nedeniyle açık olması nedeniyle re’sen, gerçek hak sahibi belirlenerek doldurulacağı göz önüne alınmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen yönler dikkate alınmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.