YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2594
KARAR NO : 2012/4071
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
3402 sayılı yasaya 5831 sayılı yasa ile eklenen ek 4. madde kapsamında 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında 111 ada 4 parsel sayılı 178.21 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır, bu taşınmaz bahçe vasfı ile kullanıcısı bulunmadığından Hazine adına tespiti yapılmıştır” şeklinde şerh düşülerek tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmaz üzerindeki bahçenin kendisine ait olduğunu iddia ederek Hazine hakkında dava açmış, bahçenin kendisi tarafından kullanıldığının beyanlar hanesinde gösterilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 111 ada 4 pasel sayılı Hazine adına kayıtlı taşınmazın kadastro tutanağının edinme sebebi kısmında belirtilip beyanlar hanesine şerh edilen “iş bu taşınmaz bahçe vasfı ile kullanıcısı bulunmadığından Hazine adına tespiti yapılmıştır” ibaresinin iptaline, yerine “iş bu taşınmaz bahçe vasfı ile 2009 yılından beri Dursun oğlu 1986 doğumlu …’nın fiili kullanımındadır”şeklinde belirtilerek beyanlar hanesinde şerhine, taşınmazın diğer hususlar yönünden tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece uzman fen bilirkişinin raporu ve davacı beyanları ile yetinilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. 3402 sayılı Yasa’nın ek 4.maddesi gereğince “6831 sayılı Yasa’nın 20.6.1973 tarihli kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadasto tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu kanunun 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir” hükmünü taşımaktadır. Bu maddeye dayanılarak açılacak davalarda kabul kararı verilebilmesi için öncelikle davacı tarafın taşınmazı kullandığının ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı taraf delil olarak tanık beyanlarına da dayandığı halde gösterilen tanığın beyanları alınmamış tespite aykırı sonuca varıldığı halde çelişkinin giderilmesi bakımından tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmemiştir. O halde mahkemece davacı tarafından tanık olarak gösterilen Rıza Şimşek yöntemine uygun şekilde dinlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde aykırılığın giderilmesi için tespit bilirkişilerinin beyanlarına başvurulmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm tesis edilmelidir. Belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.