Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/2707 E. 2012/4979 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2707
KARAR NO : 2012/4979
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

MAHKEMESİ : İZMİR 10. İCRA MAHKEMESİ

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek ve alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçlarından sanıklar … ve … hakkında beraat kararı verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama-bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- İİK’nun 333/a maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
Müşteki vekili tarafından sanıklara isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında, atılı suçun oluşabilmesi için, tebliğ edilen ödeme/icra emrinde borcun ödenmesi için verilen sürenin son günü itibariyle ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan sanıkların kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları zorunlu olup, en önemlisi ise sanıkların bu eyleminin başka bir suç oluşturmaması gerekmektedir. Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususların ispatlanması halinde sanıkların eyleminin İİK’nun 331. maddesinde müeyyideye bağlanan alacaklılarını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltme suçuna uyabileceği, nitekim bu suçtan dolayı da şikayette bulunulduğu anlaşılmakla, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- İİK’nun 331. maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
16.09.2010 tarihli celsede bozma kararına uyulmasına karar verildiği göz önünde bulundurularak; 18.7.2005 tarihli haciz tutanağında “tamamen kapalı ve boş” olduğu belirlenen adreste suç tarihi itibariyle borçlu şirketin herhangi bir ticari faaliyetinin olup olmadığı ve … Kardeşler Kundura San. Tic. Ltd. Şti. hissedarı …’nin mal devrinden sonra aynı adreste bu kez … Ayakkabıcılık … isimli işletmede çalışıp çalışmadığı yönünde zabıta araştırması yaptırılmalı, …ye olan borcun kaynağı saptanmalı, …’nin … Ayakkabıcılık … isimli şirkette çalışıyorsa ne sıfatla çalıştığı belirlenmeli ve her ikisinin de kardeş oldukları dikkate alınarak, mal devri işleminin muvazaalı olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi isabetsiz olduğundan, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 05.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.