Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/3035 E. 2012/7448 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3035
KARAR NO : 2012/7448
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 6.629,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın Hazineye ait olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin davacı taraf aleyhine uygulanabilmesi için dosyanın keşfe hazır hale gelmesi ve bu konuda yapılan ihtaratın usulüne uygun olması gerekir. Somut olayda çekişmeli taşınmaza komşu bulunan taşınmazlara, kadastro sırasında uygulanan dayanak tapu kayıtları ile davalının delil listesinde belirttiği tapu kaydının hangi tapu olduğu açıklattırılıp, getirtilmemiştir. Keşif ara kararında, davalı tanık listesi bildirdiği halde, tanıkların davetine ilişkin gider ile mahalli bilirkişilerin keşif mahalline davetine ilişkin giderlerin tek tek gösterilmediği gibi bu hususta hüküm kurulmamış; keşif aracına ilişkin olarak ulaşım gideri açıkça belirtilmek yerine, keşif aracının davacı tarafından karşılanacağına dair hüküm kurulması isabetsizdir. Bu şekliyle dosyanın keşfe hazır hale geldiğinden söz edilemez. Dosya keşfe hazır olmadan verilen keşif ara kararı usulüne uygun olmayıp, hukuken değer taşımamaktadır. Diğer yandan, davacıya çıkartılan ihtaratta, keşif masraflarına ilişkin giderlerin ne olduğunun açık bir şekilde şerh edilmemesi nedeniyle usulsüzdür. Hal böyle olunca, öncelikle dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlara uygulanan tapu kayıtları ile varsa davalının dayandığı tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri tapu müdürlüğünden getirilmeli, bu şekilde dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra usulüne uygun olarak Kadastro Kanunu’nun 36/1. maddesine göre keşifle ilgili ara karar zikredildiği şekilde taraflara ihtar ya da tebliğ edilerek keşif yapılıp, toplanacak delillere göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.