YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3917
KARAR NO : 2012/5499
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamlarında özetle; “Toprak Komisyonu tarafından yapılan çalışma sonucu oluşturulan mera tahsis kaydı ve haritasının celbedilip dosyaya konulması, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları huzuruyla taşınmazların başında yapılacak keşif sırasında mera tahsis kaydı ve haritasının uygulanıp taşınmazların bu karar ve haritadaki konumlarının belirlenmesi, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduklarının, kime ait olduklarının, kimden nasıl intikal ettiklerinin, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldıklarının, taşınmazların öncesinin mera olup olmadığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir ve taşınmazların mera tahsis kaydı ve haritasındaki konumlarını gösterir kroki düzenlettirilmesi, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde halen sağ olan muhtar ve tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılması, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki sınırlamayla ilgili olarak Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Yazı İşleri Müdürlüğü nezdinde sağlıklı araştırma yapılıp sırf zilyedliğe dayalı olarak açılan davaların birleştirilmesinden sonra karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamlarına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile İskender Koca mirasçıları olan davacı … ve müşterekleri adlarına paylı olarak tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve Bayburt Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazların tarım arazisi niteliğinde oldukları, mera olmadıkları gibi meraya sınır da oluşturmadıkları kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiş ve tek bir mahalli bilirkişi dinlenmesi ile yetinilmiş olması nedeniyle yapılan inceleme, araştırma veuygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların çevresinde otlakiye olarak kesinleşen taşınmazlar olduğu halde, taşınmazların şahıs arazileri ile çevrili olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş, davaya konu taşınmazları aynıpafta üzerinde gösteren geniş kapsamlı pafta getirtilmemiş, taşınmazların nitelikleri kesin olarak belirlenmemiştir. Bozma ilamına uyulduğuna göre, ilamda işaret edilen hususların yerine getirilmesi yönünden mahkeme için zorunluluk, lehine bozma yapılan taraf yönünden kazanılmış hak doğar. Bu nedenle de açıklandığı şekilde araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle karar verilemez. O halde, doğru sonuca ulaşılabilmesi için hükmüne uyulan bozma ilamında da açıklandığı gibi, Toprak Komisyonu tarafından yapılan çalışma sonucu oluşturulan mera tahsis kaydı ve haritası celbedilip dosyaya konulmalı; taşınmazları aynı pafta üzerinde gösterecek şekilde geniş kapsamlı pafta ile başka köy tapulama sahasında kalan komşu taşınmazlar bulunması halinde bunlara ait tutanakların onaylı örnekleri ile dayanakları olan belgeler getirtilmeli; komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları huzuruyla taşınmazların başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında mera tahsis kaydı ve haritası uygulanıp, taşınmazların bu karar ve haritadaki konumları belirlenmeli; dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; Toprak Tevzi çalışması sırasında nasıl bir işleme tabi tutuldukları, bir bütün halindeki otlakiyeden ayrılıp ayrılmadıkları belirlenmeli; çevredeki taşınmazların tümünün otlakiye olduğunun belirlenmesi halinde etrafı otlakiye ile çevrili taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü araştırılmalı; başka köy tapulama sahasında kalan taşınmazlar bulunması halinde bu taşınmazların dayanaklarının taşınmazlar sınırlarında yönünün ne olarak okunduğu araştırılmalı; yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde halen sağ olan muhtar ve tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip, aykırılığın giderilmesine çalışılmalı; 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu otlakiye parsellerinden nasıl ayrıldıklarını, arada doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını, taşınmazların meradan açılan bir yer olup olmadığını açıklayıp, tarımsal niteliklerini belirten, değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflar ile desteklenmiş, somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmazlar ile komşu otlakiye parsellerinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli, kadastro tespit gününden önce taşınmazların bulunduğu Bayburt Köyünde yapılıp kesinleşen mera tahsisinin bulunması ve taşınmazların mera tahsis haritası kapsamı dışında kalmaları halinde, önceleri mera olsa bile tahsisle birlikte mera niteliği kalkmış olacağından zilyetlikle kazanılmalarının mümkün hale geleceği göz önünde bulundurularak tahsis tarihi ile tespit tarihi arasında 20 yıllık sürenin bulunup bulunmadığı belirlenmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine ve Bayburt Köyü Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.