YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3963
KARAR NO : 2012/4824
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 27 parsel sayılı, 812,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Hazine, Gökbal Yaylasında yer alan dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parselin davalı adına tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu’na göre yapılan mera, yaylak çalışması sırasında yapılan sınırlandırmanın dışında kaldığı, davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları ve teknik bilirkişi rapor ve krokileri ile taşınmazın fotoğrafları, Hazinenin aynı iddia ile açtığı benzer dosyalardaki mevcut deliller ve kesinleşen ilamlar birlikte değerlendirildiğinde nizalı yer ve çevresinin öncesi bilinmeyen bir zamandan beri Gökbel yaylası olarak tanındığı, Gökbel yaylasının devamı niteliğinde bulunduğu, yörede hayvancılığın bitmesi nedeniyle son 10-15 yıldır şahıslarca sahiplenilerek ve etrafı çevrilerek ev ve bahçe olarak kullanılmaya başlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının ev yapmak üzere tel örgü ile çevirip, taş yığmak suretiyle öncesi yayla yeri olan taşınmaz üzerindeki kullanımının hukuki değer taşımayacağı, bu nitelikli taşınmazın 3402 sayılı Yasa’nın 18/2. maddesi uyarınca, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, davanın kabulüne, çekişme konusu parselin anılan Yasa’nın 16/B bendi gereğince yayla olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.