YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4156
KARAR NO : 2012/7143
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ : DİKİLİ İCRA MAHKEMESİ
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’ın İİK’nun 338/1. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanık … hakkında 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 07.12.2009 gün ve 2009/63-77 sayılı kararın sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda 30.05.2011 tarih, 2010/7642 Esas ve 2011/3075 sayılı karar ile “sanığın üzerine atılı gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan dolayı İİK’nun 338/1. maddesi uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilmesi gerekirken sanığın 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, temyiz edenin sıfatına göre aleyhte bozma nedeni yapılmamıştır” şeklinde vurgulama yapılmasını müteakip kararın başka yönden bozulmasını takiben mahkemesince yapılan yargılama sırasında kararın verildiği 26.09.2011 tarihli duruşmada sanık müdafiinin sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep etmesine karşın, mahkemece daha önce verilen karardaki 3 aya kadar tazyik hapsi cezasının aleyhte bozma yasağı nedeniyle aleyhe bozma yapılmadığından önceki kararda olduğu gibi sanığın 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanık müdafiinin lehe hüküm uygulanması talebi doğrultusunda tazyik hapsi cezasının ertelenmesinin ya da paraya çevrilmesinin yasal olarak mümkün olmaması ve tazyik hapsi cezasının sadece süre yönünden sanık hakkında kazanılmış hak doğurması, diğer taraftan tazyik hapsi cezası ile hapis cezasının infaz rejiminin farklılığı ve hapis cezasının infazının şartları bulunduğu takdirde daha lehe olduğu gibi hapis cezasının mahkemece ertelenmesine ya da paraya çevrilmesine karar verilebilmesinin mümkün olması karşısında, sanık müdafiinin lehe hüküm uygulanması talebi hakkında bir karar verilmemesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.