YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4202
KARAR NO : 2012/5483
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi Süreyya Gökbora vd. tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında karar düzeltmeye konu olan 317 ada 1 parsel sayılı 2782,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, ifraz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle … oğlu … adına, 317 ada 2 parsel sayılı 4685.93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz payları oranında Şerafettin kızı …, oğlu …, …oğlu …, … oğlu … ve … oğlu … adına; 317 ada 12 parsel sayılı 470.29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle …oğlu…adına, 317 ada 13 parsel sayılı 474.16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle… kızı … adına; 317 ada 16 parsel sayılı 1757.53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle payları oranında Nihat kızı … ve…oğlu … adına; 317 ada 21 parsel sayılı 491.78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle … oğlu …, adına; 317 ada 23 parsel sayılı 3233.27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle payları oranında … oğlu …,… kızı … ve…oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve müşterekleri vekili, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların …dan kalmış olup … Tarım’ın tüm mirasçıları adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 317 ada, 1, 2, 12, 13, 16, 21 ve 23 parsel sayılı taşınmazların payları oranında …oğlu …mirasçıları … ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Karar, Dairemizce onanmıştır. Bu defa davalılar tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece karar düzeltmeye konu olan taşınmazların öncesinin … ‘a ait olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de; bu yönden yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların bazıları karar düzeltmeye konu taşınmazların öncesinin … ‘dan kaldığını, bazıları ise …’nın oğlu…tarafından … Akdeniz’den satın alındığını bildirdikleri halde çelişkiyi giderir şekilde araştırma yapılıp, bu husus aydınlığa kavuşturulmadan karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yeniden yöntemince keşif yapılmalıdır. Keşifte, taşınmazların öncesini bilebilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazların da içinde bulunduğu bütünün öncesinde kime ait olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ne şekilde geçtiği; çekişmeli taşınmaz üzerinde … ‘in kullanımı varsa ne sıfatla olduğu, malik sıfatıyla mı yoksa kiracı sıfatıyla mı olduğu, her iki halde de bayii veya kendisine kiralayanın kim olduğu; … oğlu … tarafından sürüdürülen zilyetliğin hangi sıfatla ve hangi akdi veya irsi ilişkilere istinaden olduğu; Şakir Tarım tarafından bu bütünden bölünerek kardeşi …’a neden ve ne amaçla 1, 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların verildiği, bunun yöredeki örf ve adetlere göre bir anlamının olup olmadığı gibi olayın aydınlatılmasına yarayacak hususlar tek tek sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri çekişmeli taşınmazların da sınırları içinde bulunduğu bütünü çevreleyen taşınmazların tutanak örnekleri ve kadastro tespitlerinin dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmelidir. Özellikle, dayanak kayıtlarının oluşum tarihleri de gözetilerek, çekişmeli taşınmazlar yönünü ne okudukları üzerinde durulmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Keşif mahallinde hazır bulundurulacak tüm tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilmelidir. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden, uygulanacak komşu parsellerin dayanaklarını oluşturan kayıtların uygulanmasını gösterir rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; aynı bütün içinde kalan diğer taşınmazların nasıl ve şekilde kesinleştikleri ile görülen davalar sonucunda hükmen kesinleşmiş davalarda yapılmış keşiflerde hangi sonuçlara ulaşıldığı hususları da değerlendirmede dikkate alınmalıdır. Ayrıca, halen benzer şekilde derdest olan davalar varsa bu davaların birleştirilerek görülmesi gereği üzerinde de durulmalıdır. Mahkemece, belirtilen şekilde araştırma, inceleme ve uygulama yapılmadan verilen kararın, açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmış olup, karar düzeltme istemleri bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile Dairemizin 29.11.2011 tarihli ve 2011/8110-8104 Esas-Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.