Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/4324 E. 2012/5452 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4324
KARAR NO : 2012/5452
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 194 parsel sayılı 2.332,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde, çekişmeli parselin eşi … tarafından satın alındığı iddiasıyla … mirasçıları adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, miras hakkına dayanılarak tarafların ortak miras bırakanı …’ın mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı, satın almaya dayanarak alt miras bırakanı, … mirasçıları adına tescil istemiyle dava açmıştır. Keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerden Kazım ve … ile davacı tanıkları taşınmazın ortak miras bırakan …’dan kaldığını, paylaşmada …’ye düştüğü …’nin 3. kişi ….e sattıktan birkaç yıl sonra geri aldığını haber vermişlerdir. Diğer mahalli bilirkişi taksimi bilmediğini beyan etmiştir. Davalılar, miras yolu ile gelen hakka dayanarak çekişmeli taşınmazın babaları …’dan intikal ettiğini ve usulüne uygun taksim yapılmadığını beyan etmişlerdir. Buna göre taşınmazın öncesinin …’a ait olduğu uyuşmazlık konusu olmayıp; uyuşmazlık, …’nın terekesinin usulüne uygun biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı, taşınmazın mülkiyetinin, davacının satıcısı olan ……’e intikal edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacıların murisi … tarafından ……’den satın alındığı ve 1971 yılından beri davacı tarafça kullanıldığı gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de; taksim konusunun açıklığa kavuşturulmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, muris …’nın ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallara ait kadastro tutanaklarının örnekleri getirtilmeli, ispat külfetinin paylaşmaya dayanan tarafa ait olduğu göz önüne alınarak taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda yeniden delilleri sorulup toplanmalı, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından ise …’nın ölüm gününde terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, akıbetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, mirasçıları arasında usulen taksim olup olmadığı, taksim varsa kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, mirasçılar arasında pay satışlarının olup olmadığı, taşınmaz almayan mirasçısı varsa hissesine karşılık ne aldığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri, terekeye dahil olduğu belirtilen taşınmazlara ait tutanaklar ve dayanakları ile denetlenmeli; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Toplanmış ve bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli; … terekesinin paylaşıldığının ve çekişmeli taşınmazın davacının miras bırakanı …’ye kaldığının kanıtlanması halinde …’nin tek başına Kamil’e yaptığı satışın ve bunun sonucu olarak …tarafından tekrar …’ye yapılan satışın geçerli olacağı; paylaşmanın varlığının kanıtlanamaması halinde ise elbirliği mülkiyeti nedeniyle davacının alt miras bırakanı …’nin, 3. kişi durumundaki Kamil’e yaptığı satışının hukuken geçersiz olacağı düşünülmeli, bunun sonucu olarak, zilyetlik süresi 20 yıla ulaşmadığı için lehine 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen edinme koşulları gerçekleşmeyen …tarafından …’ye yapılan satışın da hüküm ifade etmeyeceği göz önüne alınarak hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, paylaşma olgusu yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.