Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/4470 E. 2012/5454 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4470
KARAR NO : 2012/5454
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :İCRA CEZA)

Taraflar arasında görülmekte olan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacı …, 26.10.2003 tarihinde vefat eden murisi babası …’ın davalı oğlu …’a 09.03.2003 tarihinde 56 parsel sayılı taşınmazı muvazaalı olarak devrettiğini, murisin saklı pay kurallarını ihlal ettiğini belirterek sağlararası tasarrufun tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, satışın gerçek olduğunu, murisin borcu olması nedeniyle taşınmazı satmak zorunda kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının mahfuz hissesinin ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece murisin temlik dışı terekesinin ölüm tarihi itibariyle değerinin 5052 TL, temlike konu taşınmazın değerinin 4556 TL, tereke pasifinin değerinin 2180 TL olduğu,davacının saklı payının 675.31 TL olduğu, temlik dışı terekeden ise 459.31 TL aldığı, mahfuz hisse ihlalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı temlike konu taşınmazın satışının muvazaalı olduğunu iddia ederek dava açmış olup,davalı ise bu satışın muvazaalı olmadığını iddia etmiştir. Mahkemece muvazaa iddiası hiç değerlendirmeden, temlike konu taşınmazın değeri ile temlik dışı terekenin ölüm tarihi itibariyle değeri dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmiştir. Mahkemece öncelikle temlike konu taşınmazın satışına ilişkin hukuksal işlemin gerçek olup olmadığı hususu değerlendirilmeli, gerçek bir satış olduğunun tespit edilmesi halinde dava reddedilmeli, muvazaalı olduğunun belirlenmesi halinde ise davacının saklı payını temlik dışı terekeden alıp almadığı belirlenmeli, almamışsa, sabit tenkis oranı tespit edilmeli, temlike konu taşınmazın sabit tenkis oranında bölünüp bölünemeyeceği araştırılmalı, bölünmesi mümkün ise bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmeli, sabit tenkis oranında bölünmesi mümkün değilse davalı tarafa tercih hakkı hatırlatılmalı, tercihe göre 4721 sayılı TMY’nın 564. maddesi dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmelidir. Kabule göre de temlike konu taşınmaz bahçeli ev ve ahır ile arsadan ibaret olmasına rağmen tenkis hesabında bunlardan sadece ev ve ahırın değerinin dikkate alınması, arsa ve ağaç değerlerinin dikkate alınmaması isabetli olmamıştır. Belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine,
18.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.