Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/4479 E. 2012/5350 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4479
KARAR NO : 2012/5350
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 135 ada 1 parsel sayılı 201,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 5/6 payı davacı …, 1/6 payı davalı … adına, 214 ada 2 parsel sayılı 5.813,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 5/6 payı davalı …, 1/6 payı davalı … adına irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı …, 135 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki davalı … payı yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, 214 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tamamı yönünden ise irsen intikal iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Yargılanma sırasında davacı ile davalı … tapu kaydına da dayanmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi …’ün mirasçıları adına, miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava ve temyize konu 135 ada 1 parsel ve 214 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı …’den kaldığı, … mirasının paylaşılmadığı gerekçesiyle mirasçıları adına miras payları oranında tescil kararı verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlar, muris …’in, sağlığında erkek çocukları arasında paylaştırdığından bahisle 135 ada 1 parsel sayılı taşınmaz davacı …, 214 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ise davalı … adına tespit edilmiş, taşınmazlarda miras payı olarak da davalı …’ya pay verilmiştir. Davacı …, taşınmazların tamamının kendisine ait olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı … ile davalı … tapu kaydına da dayanmışlardır. Ne var ki mahkemece tarafların iddia ve savunmaları yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir. Ayrıca mahkemece varılan sonuç, kadastro komisyon kararında adları geçen tespit bilirkişilerinin beyanları ile çelişmektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/1. maddesi uyarınca, tespite aykırı sonuca varılması halinde çelişkinin giderilmesi için tespit bilirkişilerinin de tanık sıfatıyla dinlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmemiştir. Bu tür eksik ve
yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların dayandığı tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile varsa kroki ve haritaları getirtilerek dosya keşfe hazır hale getirilmeli, usulünce belirlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarıyla birlikte kadastro komisyon kararında adları yazılı tespit bilirkişileri ve yine tarafların dayandığı senetlerde imzası bulunan tanık, muhtar ve azaların tamamı ile uzman bilirkişiler huzuruyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında öncelikle, uzman teknik bilirkişi eliyle tarafların dayanağı tapu kayıtlarının varsa haritaları zemine uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli, tapu kayıtlarının haritalarının uygulanamaması durumunda ise, tarafların dayandığı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, ayrıca tarafların dayanağı senetler tek tek mahalli bilirkişi ve tanıklara sınırları okunarak mahallinde uygulanmalı, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne şekilde zilyet ve tasarruf edildiği sorulup saptanmalı, özellikle de çekişmeli taşınmazların ortak muristen miras mı kaldığı, yoksa muris ya da üçüncü şahıslardan diğer yollarla mı kazanıldığı kesin olarak belirlenmeli, ortak muristen kaldığının belirlenmesi halinde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmışsa çekişmeli taşınmazların bu paylaşımda kime düştüğü tereddütsüz olarak saptanmalı, tespite aykırı sonuca varılması halinde çelişkinin giderilmesi için tespit bilirkişileri dinlenmeli, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, murisin sağlığında mallarını paylaştırdığının belirlenmesi halinde bu işlemin bağışlama olduğu, malların terekeye intikal etmediği ve taraflar arasındaki ihtilafın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği hususu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece yetersiz araştırma ve uygulama ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davacı … ve davalı …’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.