Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/4515 E. 2012/5406 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4515
KARAR NO : 2012/5406
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi … tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 46 parsel sayılı, 3.154,02 metrekare ve 131 ada 70 parsel sayılı 622,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar …, …, … ve … adına, 131 ada 44 parsel sayılı, 3.959,17 metrekare ve 131 ada 68 parsel sayılı, 600,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar … adına, 131 ada 45 parsel sayılı, 21.242,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … … adına, 131 ada 9 parsel sayılı, 2.245,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına, 131 ada 69 parsel sayılı, 618,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazları kök murisin mirasçılarından satın aldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.3.2012 gün ve 2011/1604 Esas, 2012/217 sayılı kararı ile onanmıştır.
Çekişmeli taşınmazlar irsen intikal ve taksim nedeniyle … … mirasçıları adlarına ayrı ayrı tespit edilmiştir. Kendisi de … …’nun mirasçısı olan davacı …, taşınmazların ortak kök muris … …’ndan geldiğini, mirasçıları arasında yapılmış bir taksim bulunmadığını; …’in mirasçılarından …’nin miras payını, mirasçısı …’dan senet ile satın aldığını ileri sürerek dava açmış; davalılar ise, taşınmazların … oğlu … …’ndan geldiğini ve taksim edildiğini savunmuşlardır. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların ortak kök muris … …’ndan mı yoksa … oğlu … ‘dan mı geldiği, taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise bu yerin davalılara isabet edip etmediği konusundadır. Mahkemece taşınmazların … oğlu … …’ndan intikal ettiği, mirasçıları arasında paylaşıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, tarafların kök miras bırakanı …’den mi kaldığı, öyle ise mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği, usulüne uygun bir taksim yoksa, … kızı …’nin miras payının davacı tarafından satın alınıp alınmadığı konusunda yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkkiler hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tanıklardan, taşınmazların tarafların ortak kök murisi … …’ndan mı yoksa … oğlu … …’dan mı geldiği, mirasçıları arasında taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise bu yerin davalılara isabet edip etmediği, davalılara isabet etmiş ise buna karşılık diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazın kim tarafından ne sebeble kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ispat külfetinin taksime dayanan davalı tarafta olduğu hususu önemle gözetilmeli, ortak kök muris …’den ve ortak muris …’ten intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip incelenmeli, taşınmazlarda kimin, ne zamandır, ne sıfatla zilyet olduğu açıkça belirlenmeli, buna göre, insan ömrünü aşan uzun süreli kullanım varsa, bu durumun zilyetliğe karine oluşturup oluşturmayacağı tartışılmalı; taşınmazların ortak kök muris …’den geldiği ve taksim edilmediği sonucuna varıldığı takdirde davacı tarafın dayandığı, … kızı …’nin mirasçısı Ramazan Donbaylı ile davacı arasında imzalanan 25.5.1978 tarihli senet yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen şekilde araştırma inceleme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, davacının yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.3.2012 gün ve 2011/1604 Esas, 2012/2179 sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.