Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/4574 E. 2012/5460 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4574
KARAR NO : 2012/5460
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tenkis davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Hüküm tarihine nazaran uyuşmazlığa konu teşkil eden taşınmazın değerinin 2011 yılı için belirlenen miktarı aşmaması nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı …, 24.03.2006 tarihinde ölen murisi babası … ‘in iki parça taşınmazı 1989 ve 1993 yıllarında ikinci eşi davalı …’e hibe ettiğini, murisin saklı pay kurallarını ihlal kastıyla hareket ettiğini, bu bağışlar ile mal varlığının önemli bir kısmını davalı tarafa devrettiğini, saklı payının karşılığını terekeden alamadıklarını belirterek saklı pay kurallarını ihlal eden sağlar arası tasarrufların yapıldıkları tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tenkisine karar verilmesini talep etmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle müddeabihin değerini 8000 TL olarak göstermiştir. Davalı, iş bu davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, murisin saklı pay kurallarını ihlal kastıyla değil, minnet duyguları ile hareket ettiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacının veraset ilamı alınmak üzere ilgili mahkemeye müracaat ettiği 29.03.2006 tarihinden itibaren dava tarihi olan 22.04.2009 gününe kadar 1 yıllık hak düşürücü sürenin doduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. 4721 sayılı TMY’nin 571. maddesi uyarınca tenkis davası mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halükarda sağlararası tasarruflarda mirasın açılma tarihinden itibaren 10 yıllık azami süre içerisinde açılabilecek olup bu süre hak düşürücü süre olarak düzenlenmiştir. Bir yıllık sürenin işlemeye başlayabilmesi için saklı pay sahibi mirasçının önce murisin ölümünü, kendisinin mirasçı olduğunu, saklı paya tecavüz eden tasarrufu ve bunun mahfuz hisseye tacavüz ettiğini öğrenmesi gerekir.10 yıllık süre ise azami süre olup her halükarda sağlararası tasarruflarda ölüm tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir. Dava konusu somut olayda ise davacı taraf tasarrufları öğrendikleri tarihten hemen sonra bu davayı açtığını iddia etmiş, iddiasını ispat yönünden de delil olarak veraset ilamı, tanık beyanları, keşif ve diğer delillere dayanmıştır. Davalı tarafça ise tanık beyanları ve diğer deliller kanıt olarak gösterilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlama tarihinin veraset ilamı almak için mahkemeye müracaat tarihi olarak kabul edilmesi yasal değildir. O halde mahkemece davanın 1 yıllık hak düşürücü süre
içinde açılıp açılmadığının tespit edilebilmesi için taraf delilleri toplanmalı ve belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilmeli, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu hususlar göz ardı edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine,
18.06.2012 gününde oybirliği karar verildi.