Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/4971 E. 2012/5770 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4971
KARAR NO : 2012/5770
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Dağpınar Köyü çalışma alanında bulunan 162 ada 60 parsel sayılı 7905.34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla davalılar Veysal ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın mera olarak sınırlandırılması veya Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın mera niteliğindeki, zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olmadığı gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de; Komşu parsellere ait kayıtlar getirtilerek yöntemince uygulanıp taşınmaz yönünü ne olarak sınır okudukları ve mera ile taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı üzerinde durulmamış olması nedeniyle yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için taşınmaza komşu olan 162 ada 106, 107, 108 ve 109 sayılı parsellere ait tutanaklar ile var ise dayanak belgeleri oluşumundan itibaren getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı nitelikte bir unsur bulunup bulunmadığı, dosyada mevcut krokide taşınmazın doğu sınırında işaretlenen arkın bu nitelikte kadim bir ark olup olmadığı, taşınmaza komşu 162 ada 61 parsele uygulanan ve Hazinenin de taraf olduğu ilamla 1978 yılında oluşturulan tapu kayıtlarında çekişmeli taşınmaz yönünde okunan Kıyas Vargün taşınmazının neresi olduğu, bu kişinin davalılarla ilgisi olup olmadığı araştırılmalı, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi
alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli; beyanlarının, tutanak içeriğine aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri, tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını açıklar nitelikte, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor ve harita düzenlettirilmeli; gerektiğinde dava konusu taşınmaza komşu ve aynı nedenle dava konusu olan 162 ada 59 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava dosyasında yer alan deliller de dahil olmak üzere tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.