Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/540 E. 2012/5220 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/540
KARAR NO : 2012/5220
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ : KADIKÖY 1. İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar … ve …’ın beraatlarine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma- düzeltilerek onama – bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Müşteki vekili 08/12/2009 havale tarihli dilekçesi ile sanıklardan … aleyhine Kadıköy 8. İcra Müdürlüğünün 2009/8176 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlu Yorum Sanat Yayınevine internet sitesinden kitap siparişi verdiklerini, ödeme için kendilerine sanık …’ın posta çeki hesap numarasının verildiğini, sanıkların alacaklıları zarara sokmak maksadıyla muvazaalı posta çeki hesabı oluşturduklarını tespit ettiklerini, takip dosyasından 09/06/2009 tarihinde “Emniyetevleri Mah. Çelebi … Sok. No:3/A Çeliktepe /İstanbul” adresinde haciz yaptıklarını, haciz sırasında Nazmiye …’in işyerinin kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, fakat işyerinde Yorum Sanat Yayınevi … Atatürk Oto Sanayii sitesi Nazmi Akbacı İş Merkezi No:129 Maslak İstanbul” yazılı kaşe bulunduğunu, bu sebeple haciz yapıldığını, Nazmiye …’in istihkak iddialarının reddedildiğini, aynı işyerine muhafaza için gidildiğinde bu yerde bulunan sanık …’ın istihkak iddiasında bulunduğunu, sanık …’ın SSK Sigortalı Hizmet Dökümünde 2008 yılının 12. ayına kadar diğer sanık …’un yanında sigortalı olarak çalışıyor gözüktüğü halde sanık …’yı borçtan kurtarmak amacıyla Nazmiye Akbacı İş Merkezinde ticari işletme sahibi gibi davrandığını, alacaklısı …, borçlusu … olan Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğünün 2008/10897 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinde 196.470,00 TL alacak için diğer sanık …’nın taşınmazına 06.01.2009 tarihinde haciz konulduğunu, oysaki bu tarih itibarıyla sanık …’ın diğer sanık …’nın yanında sigortalı olarak çalışıyor gözüktüğünü bildirerek şikayetçi olmuş ve alacaklı vekili 15/06/2009 tarihinde icra dairesinde muvazaalı olduğu iddia edilen Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğünün 2008/10897 Esas sayılı icra takibi dışındaki işlemler ile ilgili olarak muvazaayı da belirterek menkullerin muhafaza altına alınması talebinde bulunduğu ve şikayetin de 08/12/2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmakta ise de; şikayet dilekçesinde anlatılan olayların zincirleme şekilde işlenmiş eylemler olduğu, şikayet dilekçesinde belirtilen eylemlerin bölünerek, bir kısmı hakkında şikayet süresinin geçirildiğinden bahisle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilemeyeceği, diğer taraftan hayali borç ikrarı şeklinde olduğu iddia edilen Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğünün 2008/10897 Esas sayılı takip dosyasından 12.10.2009 tarihinde muttali olunduğunun dilekçede belirtildiği, daha önce öğrendiklerine dair icra takip dosyası içerisinde bir bilginin olmaması nedeniyle buna yönelik şikayetin de süresinde olduğunun kabulü karşısında, tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Hayali borç ikrarına dayalı olduğu iddia edilen alacaklısı …, borçlusu … olan Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğünün 2008/10897 Esas sayılı dosyasında, …’un icra dairesine gelerek yasal süreden feragat ettiğini belirtip mal beyanında belirttiği taşınmazın üzerine birinci sırada haciz işlenmesi, …’un diğer sanık …’ın eski patronu olup, 2002-2003 yılında yanından ayrılmasına rağmen 2008 yılına kadar sigortasının … tarafından yatırılması, … isimli şahsın hem sanık …’a, hem de …’a gönderilen ödeme emirlerine ilişkin tebligatları adı geçenlerin adreslerinde çalışanı olarak tebellüğ etmesi gibi hususlar da göz önünde bulundurularak, söz konusu icra takip dosyasındaki borcun kaynağı araştırılmadan ve hayali borç ikrarına dayanıp dayanmadığı tartışılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Sanıklar hakkında aynı eyleminden dolayı atılı suçu aynı olan Kadıköy 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2009/297 esas sayılı dosyasının da bulunduğunun anlaşılması karşısında, müştekisi farklı olan bu dosyadaki şikayet nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanıp uygulanamayacağı hususlarının tartışılıp değerlendirilmesi için dosyaların birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA,12.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.