Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/588 E. 2012/7012 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/588
KARAR NO : 2012/7012
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Davacı tarafça kadastro sırasında tespit dışı bırakılan yere ilişkin olarak tapu kaydına dayanılarak açılan tescil davası sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacılar … ve … vekili 21.07.2010 tarihli dilekçesi ile … adına tespit ve tescil edilen 104 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile … adına tespit ve tescil edilen 104 ada 13 parsel sayılı taşınmazın güneyinden geçen tespit harici bırakılan yolun tapu kayıtları kapsamında kaldığı iddiası ve yolun 40 metrekare yüzölçümündeki bölümünün …, 20 metrekare yüzölçümündeki bölümünün … adına tescili istemi ile, davacı … vekili ise davacıya ait 106 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile davalılar … ve …’ye ait 104 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan yolun bir bölümüne davalıların müdahale ederek davacının kullanımını engellediği iddiası ve davalıların yola el atmalarının önlenmesi, yol üzerindeki duvar ve bitkilerin kal’ine karar verilmesi istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı …’un davasının reddine, davacılar … ve …’nin davasının kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 11,20 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı …, 80,59 metrekare yüzölçümündeki bölümün ise davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece fen bilirkişi krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerin davalı tarafça dayanılan tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydı yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, uygulamada komşu parsel tutanakları ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. Bu tür eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip dosya ikmal
edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle ve dayanakları olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, davaya konu bölümün tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, dava konusu bölümün tapu kaydı kapsamı dışında kalması halinde zilyetliğe de dayanılmış olması nedeni ile bu yerin kadim yol olup olmadığı, kimin ne zamandan beri kullanımında olduğu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, davacı … yolun 40 metrekare yüzölçümündeki bölümü hakkında dava açmış olduğu halde talep aşılarak 80,59 metrekare yüzölçümlü bölüm hakkında tescil kararı verilmesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.