YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6585
KARAR NO : 2012/7805
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ : …İCRA MAHKEMESİ
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanıklar … ve …’ın beraatlerine karar verilmiş, hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya gönderilmekle Dairemizce yapılan inceleme sonunda …tarihli karar ile mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay C.Başsavcılığının … tarihli itirazı üzerine, Ceza Genel Kurulunun … tarih ve … Karar sayılı kararı ile 6352 sayılı Yasanın 99 ve 101. maddeleri uyarınca itirazın Dairemizce değerlendirilmesi için dosya yeniden gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Somut olayda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında; İİK’nun 44. maddesinde “ticareti terk eden tacir” ifadesi kullanılmış olup, bu ifadenin yalnızca gerçek kişi tacirleri kapsadığına ilişkin herhangi bir kısıtlayıcı hükmün bulunmadığı, bu sebeple Anonim Şirketlerin temsil ve idareye yetkili müdürlerinin de, şirketin ticareti terk etmeleri halinde İİK’nun 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisna getirilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi cezalandırılmalarına da bir engel bulunmadığı; diğer yandan, İİK’nun 44. maddesinde yapılan değişikliğin “ticareti terk eden kötü niyetli borçluların” bu davranışlarının önlenmesi amacıyla yapıldığının da gerekçede açıkça ifade edildiği, Yüksek Özel Dairenin kararında tüzel kişi tacirler hakkında 44. maddesinin 2. fıkrasının uygulama kabiliyetinin olmadığı belirtilmiş ise de, aynı maddenin 1. fıkrasının gözönüne alınmadığına değinilmiş ve bozma kararı verilmesi gerekirken onama kararı verilmesinin isabetsizliği ileri sürülerek hükmün bozulması talep edilmiştir.
Sanıklara isnat edilen ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçunun oluşabilmesi için kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması zorunlu olup, şikayetin dayanağını oluşturan ….İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyası içerisindeki borçlu … Medya Grup AŞ’nin ticaret sicilinde kayıtlı adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak ödeme emrinin tebliğ edilememesi üzerine 05.01.2009 tarihinde alacaklı vekilinin talebi ile aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması için yeniden tebligat çıkarıldığı ve bu tebligatın şirket çalışanına …. tarihinde tebliğ edildiği, ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan dolayı ise şikayetin 28.01.2009 tarihinde yapılması karşısında, takip kesinleşmeden şikayette bulunulduğunun kabulünün gerekmesi nedeniyle atılı suçun oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların beraati yerine farklı gerekçe ile beraatine karar verilmiş ise de, sonucu itibari ile doğru olan mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle kararın onanmasının gerekmesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmemiştir.
Hal böyle olunca Dairemizin onama kararına yapılan itiraz değişik gerekçe ile yerinde görülmediğinden dosyanın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.