Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/6813 E. 2012/7076 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6813
KARAR NO : 2012/7076
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 18.03.2008 ve 21.06.2011 gün ve saatte temyiz edenlerden Müdahil … vekilleri Avukat …, … ve Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “dayanak tapu ve vergi kaydınının kapsamının miktarıyla sınırlı olarak belirlenmesi, sabit sınırlarla bağlantı kesilmeksizin ve uygulamanın zorunlu kıldığı miktar aşılmaksızın en fazla 4100 dönüm taşınmazın … mirasçıları ve tapu kaydı malikleri adına ve geriye kalan kısmın ifraz edilerek Hazine adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiş; ayrıca, müdahil …’na şuf’a ilamı dikkate alınmaksızın daha az pay verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 59 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.400.553 metrekare ve 62 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.699.407 metrekare miktarlarındaki toplam 4.100.000 metrekare miktarındaki taşınmaz bölümlerinin … mirasçıları … ve müşterekleri, “…’ın raporuna göre … … ve mirasçılarına verilmesi gereken 550.851.840 payın şuf’a hakkı nedeniyle … adına” çekişmeli 59 ve 62 sayılı parsellerin geriye kalan bölümleri ile 9, 60 ve 61 sayılı parsellerin tamamının Hazine adına, tesciline 28.07.2006 tarihli “maddi hatanın düzeltilmesi” başlıklı karar ile de hükmün birinci bendinin sonuna … … mirasçıları … ve arkadaşlarının paylarının eklenmesine, hükmün ikinci bendinin “…’ın raporuna göre … … ve mirasçılarına verilmesi gereken 550.851.840 paydan 2/30 hissenin şuf’a hakkı nedeniyle … adına tapuya kayıt ve tesciline” şeklinde düzeltilmesine dair evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı … vekili, müdahiler … ve arkadaşları vekili Av …, davacı-davalılar … … ve arkadaşları vekili Av. … …, … ve arkadaşları vekili Av. …, …, … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 17.07.2009 tarih 9102/5157 sayılı kararı ile müdahiler … ve arkadaşları vekili Avukat …, davacı-davalılar … … ve arkadaşları vekili Avukat … …, … ve arkadaşları vekili Avukat …, … … ve … …’nun Hazine adına tesciline karar verilen çekişmeli 59 ve 62 parsel sayılı taşınmazların hükme esas olan uzman bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümleri dışında kalan bölümleri ile 9, 60 ve 61 parsel sayılı taşınmazlara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlara ilişkin hükümlerin onanmasına; müdahiller … ve arkadaşları vekili Avukat …, davacı-davalılar … … ve arkadaşları vekili Avukat … …, … ve arkadaşları vekili Avukat … …, … ve … … ile Hazine vekilinin çekişmeli 59 ve 62 parsel sayılı taşınmazların hükme esas olan uzman bilirkişi raporunda (A) harfleriyle gösterilen toplam 4.100.000 metrekare yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükümlerde karışıklığa yol açmayacak şekilde ve tapu kaydında tespit gününden sonra yapılan satışlara itibar edilerek nüfus kayıtlarına uygun şekilde adlarına tescile karar verilen kişilerin ad ve soyadları, ana ve baba adları ile adlarına tesciline karar verilen pay oranları belirtilerek infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yöntemince tescil hükümleri kurulması, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 40. maddesi uyarınca tespit gününden sonra tapu kaydında pay satın alanlar yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olduğunun düşünülmesi gereğiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiş; … ve arkadaşlarının karar düzeltme istekleri Dairemizin 27.09.2010 tarih 5884/5510 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bu kez 05.11.2010 tarihli dilekçe ile … mirasçısı …’ın oğlu …, 03.12.2010 dilekçe ile … mirasçısı … … Kızı … … mirasçısı … … …, 24.01.2011 tarihli dilekçe ile … mirasçısı …’in kızı … … ve 15.08.2011 tarihli dilekçe ile Nuri … mirasçısı … …, 06.04.2012 tarihli dilekçe ile … mirasçısı …tarafından eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunulmuştur.
1-… mirasçısı …vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, duruşma gününün tebliği için gerekli posta pulu veya posta gider avansının dosyada bulunmaması nedeniyle reddine;
2-…, … … …, … (…) …, … … ve …’ın temyiz istemlerine gelince; temyiz istemlerine konu mahkemenin 28.06.2006 gün 1995/48 Esas, 2006/3 karar sayılı gerekçeli kararının 41, 42 ve 77. sıralarında adları yazılı “… oğlu …,” “… eşi …” ve … … kızı … …’nun karar tarihinde ölü oldukları; … oğlu …’ın yargılama sırasında reşit olan çocukları … ve …’ın, … kızı … eşi …’in 2. Eşi …’ten gelen mirasçıları … (…) … ve müştereklerinin ve … kızı … …’nun bütün mirasçılarının yöntemince davaya dahil edilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Taraf teşkili, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce re’sen gözetilmesi zorunludur. Hal böyle olunca; öncelikle bu dosyada birleşmiş bütün davalarda taraf olan tüm kişilerin hayatta olup olmadıkları tespit edilmeli, hayatta olmayanların yasal mirasçıları belirlenmeli ve bundan sonra tüm taraflara yöntemine uygun şekilde duruşma günü tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı ve yargılamaya devam olunmalıdır. Esas hakkında hüküm kurulurken de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca davada taraf olan tüm kişiler miras ilişkileri anlaşılır şekilde gerekçeli karar başlığında gösterilerek; infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak biçimde, açık ve adlarına tescile karar verilen kişiler ile pay
oranlarını gösterir şekilde hüküm kurulmalı; 3402 sayılı kadastro Kanunu’nun 40. maddesi gereğince tapu kaydından tespit gününden sonra yapılmış satışların dikkate alınması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemece, açıklanan şekilde taraf teşkili sağlanmadan esas hakkında hüküm tesis edilmesi isabetsiz ve bozma nedenidir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken Dairemiz 17.07.2009 gün 2008/9102 Esas, 2009-/5157 Karar sayılı ilamıyla işin esasına girilerek onama-bozma kararı verildiği anlaşıldığından Dairemizin söz konusu onama-bozma kararının kaldırılmasına ve mahkemenin 28.06.2006 gün ve 1995/48 Esas, 2006/3 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer hususların incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.