YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/70
KARAR NO : 2012/279
KARAR TARİHİ : 26.01.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 141 ada 3 parsel sayılı 191.99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı …, satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı davasının taşınmazın üzerinde bulunan garajın bulunduğu yere ilişkin olduğunu ileri sürmüş ve davalı Hazine hakkındaki davasından feragat ettiğini belirtmiş, Hazine ise çekişmeli taşınmaza yönelik Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını, iş bu davaya da dahil olmak istediklerini beyan etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişi raporunda üzerinde garaj bulunan 35.59 m2’lik bölümün davacı adına tesciline, garajın ön tarafında bulunan ve krokide yeşil renk ile gösterilen 1.85 m2’lik bölümün yol olarak tespitine ve paftasında gösterilmesine, kalan bölümün arsa niteliği ile davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın üzerinde garaj bulunan 35,59 metrekarelik bölümü üzerinde davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; bu değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da yeterli değildir. Dava dilekçesinde Hazine davalı olarak gösterilmiş, Hazine vekili 09.05.2008 tarihli celsede “aynı taşınmazla ilgili Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtıkları davada davacı oldukları için bu davaya da dahil olmak istediklerini” belirtmiştir. Temyiz incelemesi sırasında dosyaya getirtilen Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/37 Esas sayılı dosyasında davacı Hazine’nin 141 ada 3 sayılı parsel ile birlikte köy adına tespit edilen çok sayıda taşınmaza “devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden oldukları” iddiasıyla dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalı Hazine’nin 09.05.2008 tarihli duruşmadaki talebi davaya müdahale olarak kabul edilerek Hazine’nin talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, açıklanan nedenle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 26.01.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.