Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/9486 E. 2012/11463 K. 26.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9486
KARAR NO : 2012/11463
KARAR TARİHİ : 26.12.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 123 ada 2 parsel sayılı 929.84 metrekare yüzölçümünde, eylemli orman vasıflı taşınmaz beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmaz eylemli orman olarak 20 yıldan beri İmam evladı …’in fiili kullanımındadır. Bu parselin tamamı … Orman İşletme Müdürlüğünün 04.08.2010 tarih ve 7170 sayılı yazıları ile tamamı eylemli ormandır” şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Orman İdaresi, taşınmazın tamamının eylemli olarak orman alanında kalması nedeniyle zilyetlik şerhinin kaldırılması istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve 123 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 2/B vasfıyla Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinin aynen bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Orman Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalının zilyetliğinde bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın niteliği ve fiili kullanım durumunun tespiti açısından yapılan keşif ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Mahkemenin çekişmeli taşınmazın tamamının meyve bahçesi olduğuna ilişkin kabulüne, orman bilirkişi raporunun ekinde bulunan çekişmeli taşınmaza ait fotoğraflar uygun düşmemektedir. Taşınmazın niteliği konusunda tereddüt bulunmasına rağmen, bu tereddüt zirai bilirkişi dinlenmesi yoluyla giderilmemiştir. Çekişmeli taşınmazın fiili kullanım durumuna ilişkin olarak zilyetlik tanıklarının ve tespit bilirkişilerinin dinlenilmemesi de isabetsizdir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraatçı ve ormancı bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, zilyetliğin sürdürülüşü ile ilgili olarak taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraatçı bilirkişiden taşınmazın niteliğiyle ilgili, ormancı bilirkişi kurulundan ise taşınmazın eylemli orman olup olmadığı ile ilgili bilimsel ve teknik verilere dayalı raporlar alınmalı,
taşınmazın bütün yönlerini gösterir fotoğrafları çektirilmeli, çekişmeli taşınmaz ile komşu orman parselini bir arada gösterir yan görünüş krokisi çizdirilmeli, çekişmeli taşınmazın eylemli orman vasfı ile Orman İdaresine tahsis edilip edilmediği araştırılmalı, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte
değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.