Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/10002 E. 2013/12644 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10002
KARAR NO : 2013/12644
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … (…) Köyü çalışma alanında bulunan 5317 parsel sayılı 43.687,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve (A1) harfi ile gösterilen 2.671,00 metrekarelik bölümün eşit hisselerle …, …, …, …, …, …’ın, (A2) harfi ile gösterilen 1425,00 metrekarelik bölümü …’ın, (A3) harfi ile gösterilen 1.338,00 metrekarelik bölümü …’ın, (A4) harfi ile gösterilen 1262,00 metrekarelik kısmı …’in, (A5) harfi ile gösterilen 2163,00 metrekarelik kısmı … … …’nın, (A6) harfi ile gösterilen 317,00 metrekarelik kısmı …’nin, (A7) harfi ile gösterilen 105,00 metrekarelik kısmı …’ın, (A9) harfi ile gösterilen 249,00 metrekarelik kısmı eşit hisselerle … ve …’un, (E1) harfi ile gösterilen binaların … ve …’un, (A17) harfi ile gösterilen 742,00 ve (A16) harfi ile gösterilen 922,00 metrekarelik kısmın …’nın, (A18) harfi ile gösterilen 368,00 metrekarelik bölümün ve üzerindeki binanın …’un (A21) harfi ile gösterilen 26,00 metrekarelik ve (A23) harfi ile gösterilen 405,00 metrekarelik kısımların …’ın, (A15) ile gösterilen 3606,00 metrekarelik bölümün davacı …’ın fiili kullanımında bulunduğu (A19) harfi ile gösterilen 255,00 metrekarelik bölümün tarla niteliğinde olup, kullanıcısının tespit edilmediği, (A25) harfi ile gösterilen 331,00 metrekarelik kısmın ve (A26) harfi ile gösterilen 87,00 metrekarelik kısmın yol olarak kullanıldığı, (A8) harfi ile gösterilen 301,00 metrekarelik, (A11) ile gösterilen 3850 metrekarelik, (A13) ile gösterilen 203,00 metrekarelik, (A14) ile gösterilen 158,00 metrekarelik, (A20) ile gösterilen 426,00 metrekarelik, (A24) ile gösterilen 125,00 metrekarelik kısımların kullanımsız olduğu, (A10) harfi ile gösterilen 13.728,00 metrekarelik ve (A22) harfi ile gösterilen 4.436,00 metrekarelik kısımların eylemli orman vasfında olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın (A12), (A16), (A11), (A13) ve (A14) olarak gösterilen bölümlerinin kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın bilirkişi raporunda (A15) ile gösterilen 3.606,00 m2, (A16) ile gösterilen 922,00 m2 ve (A11-1) ile gösterilen 281,94 metrekarelik bölümünün davacı …’ın kullanımında olduğunun tespitine, (A11-2) ile gösterilen 3.568,06 metrekarelik bölümün kullanımsız olduğunun tespitine ve beyanlar hanesinde gösterilmesine, diğer şerhlerin tespitteki gibi taşınmazın beyanlar hanesinde ayrı ayrı gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davaeı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece, yalnızca ziraat bilirkişi raporu dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmiş, taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A12) harfi ile gösterilen bölümünde fiilen davacının zilyetliği bulunup bulunmadığı hususu yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle tespit edilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için, taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan 3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca taşınmazın (A12) harfi ile gösterilen bölümünün tespit günü itibariyle fiilen kim veya kimler tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla taşınmaz başında dinlenmeli, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde çelişki giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.