YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10195
KARAR NO : 2013/11183
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda …. Köyü çalışma alanında bulunan 163 ada 4 parsel sayılı 587,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile Şakir Yılmaz adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra Şakir Yılmaz mirasçıları arasında kayden yapılan paylaşım ile davalı … payına isabet ettiğinden adı geçenin adına tescil edilmiştir. Davacı …, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın üzerinde bulunan ahşap samanlığın tamamı ile harman yeri niteliğindeki bölümün 1/2 payının adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece usule ilişkin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile 22.03.2013 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (B-b) harfi ile gösterilen 294,21 m2’lik bölümün davacı adına, kalan bölümün davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı olmayıp, taksim ve zilyetliğe göre tespit edilmiş; davacı da aynı nedenle dava açmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarından aralarında miras ilişkisi kalmadığının anlaşılmasına göre uyuşmazlık taşınmazın temyize konu (B-b) işaretli bölümünde hangi tarafın, ne sebeple zilyet olduğu ve lehine edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. Mahkemece, dava konusu taşınmazda her iki tarafın da hak sahibi olduğu ve temyiz konusu bölümün davacıya ait olduğu gerekçesi ile karar verilmiştir. Ancak, davalı taraf 27.07.1972 tarihli senede dayanarak ahşap samanlık dışında kalan dava konusu taşınmazın kendilerine ait olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece senet uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, senet ve bu konuda önceki günlü bozma kararından önce ve sonra yapılan keşiflerde dinlenen tanıkların zilyetliğe ilişkin beyanları arasında çelişkiler mevcut olduğu halde çelişkilerin giderilmesi yoluna gidilmemiş ve zilyetliğe ilişkin yetersiz beyanlara dayanılarak karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ve sağ olmaları halinde senet tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte davalı tarafın tutunduğu 27.07.1972 tarihli senet yerel bilirkişi ve tanıklar yardımı ile zemine uygulanarak senedin kapsamı belirlenmeli, yerel bilirkişi, senet tanıkları ve taraf tanıklarından satıcı Hamdi Yılmaz’ın satış tarihinden sonra alıcıya zilyetliği devredip devretmediği, taşınmazda satış tarihinden sonra kimin ne sıfatla zilyet olduğu, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü, senette alıcı olan Şakir Yılmaz’ın imzasının ne sebeple bulunmadığı, senedin ne şekilde düzenlendiği, satış tarihinden sonra taşınmazı kimin kullandığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılmak sureti ile giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.