Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/10292 E. 2013/11276 K. 22.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10292
KARAR NO : 2013/11276
KARAR TARİHİ : 22.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı dilekçesinde sınırlarını belirttiği tescil harici bırakılan taşınmazların imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi Mustafa Eker tarafından hazırlanan 21.01.2013 tarihli rapor ve krokide (A1) harfi ile gösterilen 13.662.70 metrekare yüzölçümündeki yerin meyve bahçesi vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, diğer taşınmazlara ilişkin tescil talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, (Al) harfi ile gösterilen 13.662,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın meyve bahçesi vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, diğer taşınmazlara ilişkin ise davanın reddine karar verilmişse de; yapılan araştırma ve inceleme taşınmazların öncesi ve mevcut niteliğini belirlemekten uzak olduğu gibi hüküm vermeye de yeterli bulunmamaktadır. Keşif sırasında tanzim edilen tutanağa hakimin gözlemi ve mahalli bilirkişi ve tanık beyanları çekişmeli taşınmazların yöresel mevki isimleri belirtilmek suretiyle yazılmış, ancak; keşif sonucunda dosyaya sunulan fen, zirai ve jeolog bilirkişi raporlarında taşınmazlar numaralandırılarak belirtilmiştir. Bu nedenle keşif zaptındaki beyanlarla dosyaya sunulan raporlar arasında irtibat kurulamadığı gibi, dosyaya sunulan fotoğrafların hangi taşınmazlara ait olduğu da tespit edilememektedir. Diğer yandan kabulüne karar verilen “nermik” mevkiindeki taşınmaza dair zirai bilirkişi raporunda, taşınmazın bir kısmının imar ihyasının yapılmadığı açıklandığı halde mahkemece tamamı hakkında hüküm kurularak çelişki yaratılmıştır. Ayrıca taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin denetlenmesi bakımından hava fotoğraflarından yararlanılması gerektiği de nazara alınmamamıştır. O halde mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle; dava tarihinden geriye doğru 1990, 1995 ve 2000 yıllarını kapsayacak üç ayrı tarihe ait olmak üzere yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafı Harita Genel Komutanlığından getirtilmeli, daha sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, bir jeodezi ve fotogrametri uzmanı ve 3 kişilik ziraat mühendisi kurulu ile keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında yerel bilirkişilerden taşınmazların öncesinin ne olduğu, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, öncesinde tarla olarak kullanılıp kullanılmadığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle jeodezi ve fotogrametri uzmanına inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazların, önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesi istenilmeli, 3 kişilik zirai bilirkişi heyetinden çekişmeli taşınmazların toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısı mukayese edilmesi, çekişmeli taşınmazların tarıma elverişli olup olmadığı, ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmaz bölümlerinin değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafların hangi taşınmazlara ait olduğuda belirtilerek rapor ekinde sunulmalı, keşif zaptında keşfi yapılan taşınmazlar numaralandırılarak bilirkişilerden de raporlarını bu numaralarla hazırlamaları istenilmeli, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, tarafların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.