Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/10575 E. 2013/11552 K. 29.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10575
KARAR NO : 2013/11552
KARAR TARİHİ : 29.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, …. Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmazın davacı … adına tesciline, aynı raporda (A) harfi ile gösterilen taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan bu bölüme yönelik hükmün ONANMASINA, temyiz karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına,
2- Davalı Hazine vekilinin fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyizine gelince; Mahkemece, (B) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın adına tescili için dava açmıştır. TMK’nın 713/4. maddesinde kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmazların mahkemece gazeteyle bir defa ilan olunacağı düzenlenmiş olmasına rağmen mahkemece gazete ilanı yapılmamıştır. Hal böyle olunca öncelikle TMK 713/4 maddesi gereği gazete ilanı yapılmalı, komşu parsel tutanak örnekleri ile varsa dayanak belgeleri ve 20-30 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile uydu fotoğrafları ve memleket haritaları getirilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve 1 jeodezi, fotogrametri uzmanı ya da harita mühendisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğin sürdürülüşü ile ilgili olarak, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği gibi hususlar etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliğiyle ilgili önceki tarihli zirai bilirkişi raporlarını irdeler, tarımsal niteliğini bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, imar-ihyanın ne zaman tamamlandığını belirtir, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi ve bitki örtüsünü açıklar nitelikte, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Hava ve uydu fotoğrafları bilirkişilere bilimsel yöntemlerle (hava fotoğrafı ve memleketi haritası ile kadastro paftası ölçeği harita çizim programları aracılığıyla eşitlenerek çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi, hava fotoğrafları ile kadastro paftası çakıştırılıp stereoskop aletiyle incelenmesi) inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazın imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve ne zaman tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, taşınmaz sınırından geçen dere teknik bilirkişi raporunda işaretlettirilmeli, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 29.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.