YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10598
KARAR NO : 2013/10588
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu …. Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 12 parsel sayılı 2.984,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı…mirasçıları adına veraseten iştirak şeklinde tespit ve tescil edilmiş, davacı ….dava konusu taşınmaz içerisinde sınırlarını göstereceği bölümün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kendisine ait 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazın parçası olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, hüküm fıkrasının infaza elverişli olmadığına ve dava konusu taşınmaz bölümünün ifrazının mümkün olup olmadığının ilgili yerlerden sorulmamış olmasının da isabetsiz olduğuna değinen Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının talep ettiği taşınmaz bölümünün yürürlükte bulunan imar mevzuatına göre ifrazının mümkün olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, paydaşı olduğu 102 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaz arasındaki ortak sınırın hatalı olduğunu belirtip, 12 parsele dahil olan bir bölüm yerin paydaşı olduğu 11 parsele eklenmesi istemi ile dava açmış olup, 3402 sayılı Yasa’nın 5304 sayılı Kanun’un 5. maddesince eklenen 15/son maddesinde, kadastrodan önce hissedarlar veya mirasçılar arasında ayırma veya birleştirme suretiyle taksime konu edilmiş ve sınırları doğal veya yapay işaret ya da tesislerle belirlenmiş taşınmaz malların, imar plânı bulunmayan yerlerde zeminde fiilen oluşmuş sınırlarına göre tespitinin yapılacağının belirtilmesi karşısında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, köy sınırları içerisinde bulunan dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin zeminde fiilen oluşmuş sınırlarına göre yapıldığının bilirkişi raporunda 12/A harfi ile gösterilen bölümün 11 sayılı parselle bir bütün olarak kullanıldığının anlaşılmış olmasına göre hükmüne uyulan bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğunun kabulü gerekir. Ancak, 11 parsel sayılı taşınmaz müşterek olarak tescil edildiği halde davacının dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaz yönünden ne sebeple tek başına mülkiyet iddiasında bulunduğu açıklattırılmamıştır. Hal böyle olunca, öncelikle davacıya dilekçesi açıklattırılarak ortak sınırın belirlenmesi yönünden davacı tarafından 11 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşlarının usulünce davaya katılmalarının sağlanması istenmeli, bu şekilde katılma sağlanamadığı takdirde dava konusu taşınmazın hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (12/A) harfi ile gösterilen 14,99
metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile 1/5 hisse ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan hususlar karşısında ilamının maddi hataya dayalı bozma ilamına uyularak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.