YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10749
KARAR NO : 2013/13393
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucu … Mahallesi çalışma alanında bulunan 7127 parsel sayılı 1048,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve …’ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın bir bölümünün kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmında davacının zilyet olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, dava dilekçesinde, 7133 parsel ile birlikte 7127 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün de zilyedi olduğunu belirterek 7127 parsel içerisinde kendi kullandığı bölümün 7133 parsele eklenerek lehine zilyetlik şerhi verilmesini talep etmiş olup, dava, 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4. maddesi uyarınca yapılıp kesinleşen kullanım kadastrosuna ve kullanıcı şerhine ilişkindir. Dava, kesinleşen kullanım kadastro tutanağına karşı, tapu kaydının beyanlar hanesinde yazılı şerhin iptali ve davacının fiili kullanıcı olduğu şerhinin yazılması istemine yöneliktir. Bu nitelikteki davalar, şerhte yer alan isimdeki yazım hatalarının düzeltilmesine ilişkin taleplerden farklı olarak kayıt maliki Hazineye ve lehine kullanım şerhi olan kişilere karşı açılıp, ileri sürülen iddianın ispat yükümlülüğünü içerdiğinden çekişmesiz yargı işi olduğundan söz edilemez. Bu durumda 6100 sayılı Yasa’nın yürürlük gününden sonra açılmış olması nedeniyle davaya bakmak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmemektedir. 6100 sayılı HMK’nın 1. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup bu hususun mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemenin, görevsizliğine ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın talep halinde temyiz edenlere iadesine, 24.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.