Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/10754 E. 2013/12370 K. 11.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10754
KARAR NO : 2013/12370
KARAR TARİHİ : 11.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Topçusırtı Mahallesi çalışma alanında bulunan 246 ada 29 parsel sayılı 1.183,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Zekeriya’nın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, beyanlar hanesinde kimlik bilgilerinin eksik yazıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının taşınmazın bulunduğu köyde ikamet etmediği, bu nedenle davacı lehine zilyetlik şerhi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde kullanıcı olarak kendisinin belirlendiğini, ancak, soyadının tespit edilmediği iddiasına dayanarak dava açmış, soyadının da beyanlar hanesine işlenmesini talep etmiştir. 3402 sayılı Yasa’nın Ek 4. maddesi, “6831 sayılı Yasa’nın 20.6.1973 tarihli Kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir” hükmünü taşımaktadır. Hal böyle olunca, mülga kanuna gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davacı …’nın talebinin çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine soyadının eklenmesi olması karşısında, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu hususunun göz ardı edilmesi de isabetsizdir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.