YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11163
KARAR NO : 2013/10449
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “kadastro tespit tarihine göre 20-25 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilerek incelenmesi, taşınmazın niteliğinin, kullanım süresinin ve kullanıma ne zaman başlandığının tespit edilmesi, imar-ihya işlemlerine başlanıp bitirildiği tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihlerinin belirlenmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, 15.10.2012 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu taşınmazın 15.10.2012 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokide (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümleri yönünden dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Aynı bilirkişi rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölüm yönünden ise bu bölümün Hazine adına tesciline dair önceki hüküm davacı tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği halde bu bölüm hakkında yeniden hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan taşınmazın davaya konu edilen ve bilirkişi rapor ve krokisinde (D) harfi ile gösterilen bölümü hakkında her ne kadar TMK’nın 713/1. maddesine göre tescil davası açılmış ise de dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından bu bölümün 65 sayılı kadastro parseli içerisinde kaldığı, iş bu davanın açıldığı 16.05.2007 tarihinde 65 sayılı parselin Kahta Kadastro Mahkemesinin 2004/4 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu, tutanağının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Hakkında kadastro tutanağı düzenlenen ve davalı olması nedeni ile tutanağı henüz kesinleşmeyen yer hakkında genel mahkemelerin değil Kadastro Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu kuşkusuzdur. Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re’sen nazara alınması zorunludur. O halde mahkemece bu bölüm hakkındaki dava yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görev konusu göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde yargılamaya devam edilip işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.