Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/12990 E. 2013/12992 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12990
KARAR NO : 2013/12992
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … Köyü çalışma alanında bulunan ve taşlık niteliğinde tapulama harici bırakılan taşınmazlar 26.10.2010 tarihinde idari yoldan 3927 ve 3928 parsel numarası ve 8.074,00; 15.000,00 metrekare yüzölçümü ile Hazine adına tescil edilmişlerdir. Davacı …, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişme konusu 3927 parsel sayılı taşınmazın 16.10.2012 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü ve 3928 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- 3927 parsel sayılı taşınmazın 16.10.2012 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2- 3927 parsel sayılı taşınmazın 16.10.2012 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü ve 3928 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazların özel mülkiyete konu tarım arazisi niteliğinde bulunduğu taşınmazların imar ve ihya edildiği gibi, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının da gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların 1972 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşlık niteliğinde tespit dışı bırakıldığı, 26.10.2010 tarihinde idari yoldan Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Davacı imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuki nedenlerine dayanarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkündür. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için taşınmazın idari yoldan tapu kaydının oluştuğu tarihten geriye doğru 20-25 yıl öncesi ve iktisap evresine ait stereoskopik hava fotoğraflarının dosya arasına konulması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazların çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilemeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Hal böyle olunca dava konusu taşınmazların hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazlar hava fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Kabule göre de; dava tapu iptali ve tescil davası olduğuna göre davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi de ayrıca isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.