Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13028 E. 2013/13160 K. 20.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13028
KARAR NO : 2013/13160
KARAR TARİHİ : 20.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
… sonucunda 101 ada 368 parsel sayılı 10.083.82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca … adına … sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek tarla niteliği ile davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın kendi kullanımında olduğunu öne sürerek tutanağın edinme sebebi bölümünde kullanıcı olarak adı geçen … ile … aleyhine dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının çekişmeli taşınmazdaki kullanımının asli olmadığı, davalı … Bildal nam ve hesabına kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve arştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dosya kapsamınden, taşınmazın uzun yıllardır davacının kullanımında olduğu anlaşılmaktadır. İhtilaf, davacının kullanımının kendi namına mı yoksa davalı … adına mı olduğu noktasında toplanmaktadır. Ne var ki; taşınmaz başında yapılan keşifte ve duruşmada dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları hem birbiriyle, hem de kendi içinde çelişkili olduğu halde mahkemece, bu çelişki giderilmeye çalışılmadan karar verilmiştir. O halde; sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, önceki keşiflerde dinlenen bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri hangi sıfatla kullanıldığı, davalı tarafça arada var olduğu iddia edilen kira sözleşmesinin içeriği, günümüze kadar nasıl uygulandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, davacının çekişmeli taşınmaz üzerindeki uzun süreli kulanımının kendi nam ve hesabına olup olmadığı tereddütsüz belirlenmeli, bundan sonra toplanmış bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.