Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13031 E. 2013/13161 K. 20.12.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 10.02.2024 06:51


YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13031
KARAR NO : 2013/13161
KARAR TARİHİ : 20.12.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 199 ada 2 parsel sayılı 11.943,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek çalılık niteliği ile, 199 ada 3 parsel sayılı 30.270,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ..., ..., ..., ... ile ...'nin kullanımında bulunduğu, üzerinde bulunan Ahşap samanlık ve evin adı geçenlere ait olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., 199 ada 3 parsel sayılı taşınmazın muris babasından tüm mirasçılarına kaldığı ve yüzölçümünün 34.371,53 metrekare olması gerekirken eksik kalan kısmının 199 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içinde ve çalılık olarak bırakıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz etme hakkı, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Somut olayda; hükmü temyiz eden davalı ... tarafından, bağımsız hak talebi ile çekişmeli taşınmazlar hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gibi, yargılama sırasında eldeki davaya katılma talebi de bulunmamaktadır. Mahkemece tespit gibi tescil kararı verilmiş olmakla, verilen kararla aleyhine yeni bir hukuki durum da oluşturulmamıştır. Hal böyle olunca, temyizde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılan davalı ...'nin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine,
2- Davacı ...'in temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğine ve toplanan delillere göre davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava, 3402 sayılı yasanın Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraz davasıdır. Sözü edilen maddede, tapu kaydına kullanıcı şerhi verilebilmesi için, fiili kullanımın belli bir süreye ulaşması koşulu yer almamakta; fiili kullanıcı şerhi verilebilmesi için, kullanımın ekonomik amaca uygun bulunması ve taşınmaz üzerinde fiili hakimiyet sağlandığının anlaşılmış bulunması yeterli kabul edilmektedir. Hal böyle olunca mahkemenin, davacının çekişmeli taşınmaz üzerinde 20 yıllık zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Fakat, dosya içinde mevcut delillerden çekişmeli taşınmaz üzerinde, ek tespitinin yapıldığı 2010 yılından geriye doğru, oldukça uzun bir süredir davacı ve diğer mirasçıların kullanımlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu deliller karşısında davanın, kadastro tespiti sırasında taşınmazın davacı tarafın fiili kullanımında bulunmaması ve fiili kullanımın uzunca bir süre önce terk edilmiş olması nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, hatalı değerlendirmeyle ve yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsiz ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın gerekçesinin yukarıda açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz karar harcı peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 20.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.