Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13126 E. 2013/13007 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13126
KARAR NO : 2013/13007
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 7 parsel sayılı 47,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine üzerindeki serendinin …’a ait olduğu şerhi yazılarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 109 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacı tarafın kullanımında olduğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davalı, Toprak Tevzi Komisyonunca dağıtılan Ekim 1942 tarih ve 6 sıra numaralı kök tapu kaydından gelen Mayıs 1978 tarih ve 5 sıra numaralı tapu kaydına tutunmuş ve çekişmeli taşınmaz ile dava dışı 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazların bir bütün olarak tapu kaydı kapsamında kullanılırken tapu kayıt maliki …’ın haricen kendisine hibe ettiğini ileri sürmüştür. Gerçekten, tutunulan kaydın maliki …, davacının babasıdır. Diğer yandan, çekişmeli 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespiti, davalı tarafın da tutunduğu Mayıs 1978 tarih ve 5 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak; davalı adına yapılmıştır. Davacı taraf ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. Tapuda kayıtlı taşınmazların zilyetlikle iktisabı, mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla, Toprak Tevzi Komisyonunca oluşan tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması gerekir. Ancak, mahkemece davalı dayanağı tapu kaydı yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmeden karar verilmiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi ve dayanak tapu kayıtlarının kapsam ve hukuki değerinin belirlenmesi için, davalı tarafın dayandığı ve dava dışı 109 ada 5 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören ancak dava konusu taşınmazıda kapsadığı iddia edilen tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile oluşumlarına esas Toprak Tevzi haritaları ve dayanağı olan belgeler ile çekişme konusu taşınmazın tüm komşu parselleri ve davacının tutunduğu tapu kaydının ifrazından oluşan 103 ada 47 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanakları ve dayanak belgeleri, tutanakları kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları ilgili yerlerden getirtilmeli, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu kayıtlarının kapsamları 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesi uyarınca haritalarına göre belirlenmeli, fen bilirkişisinden yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırları haritasında işaretlemesi istenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, dayanak kayıtların toprak tevzi haritası ile kadastro paftası sabit noktalardan ölçekleri eşitlenmek suretiyle zemine uygulanmalı, çekişme konusu taşınmazın kayıt kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak saptanmalıdır. Tapu kaydının çekişme konusu taşınmazı kapsadığı ve hukuki değerini koruduğu belirlendiği takdirde tapulu taşınmazlarda, davacı tarafından sürdürülen zilyetliğe değer verilmeyeceği düşünülmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.