YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13286
KARAR NO : 2013/13188
KARAR TARİHİ : 20.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … çalışma alanında bulunan 376 parsel sayılı 13750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeni ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece belgesiz limitine ilişkin araştırma yapılması gerektiği yönündeki bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … mirasçıları adına veraset ilamında belirlenen payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46. maddelerinde düzenlenen edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalı Hazinenin dayanağı olan tapu kaydı Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş olduğu halde tapu kaydının oluşumuna esas olan belgeler, toprak tevzi haritası dosya içinde bulunmadığı gibi, mahallinde yapılan keşfe katılan uzman fen bilirkişi tarafından dağıtım haritası ile kadastro paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren kroki düzenlenmemiştir. Ayrıca dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ve dayanakları olan tapu ve vergi kayıtları da getirtilerek uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmadığı gibi Hazinenin dayandığı tapu kaydının uygulaması da yeterli değildir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin toprak tevzi komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanağı, toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş dağıtım haritası ile dağıtım sonucu oluşmuş tüm kayıtlar, komşu parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ve dayanakları olan tapu ve vergi kayıtları dosya içine getirtilmeli, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişiden oluşacak yerel bilirkişi kurulu ile sağ olmaları halinde kadastro tespit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar, ziraatçı ve jeolog bilirkişi hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, teknik bilirkişi aracılığı ile toprak tevzi paftası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek sabit sınırlar esas alınmak sureti ile çakıştırmalı olarak uygulanmalı, dava konusu taşınmazın Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli, tapu kaydının kapsamında kalması halinde taşınmazın belirtmelik tutanağı da değerlendirilmek sureti ile ve davacı tarafça zilyetliğe dayanılması da göz önünde bulundurularak çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimler tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, zilyetlik ile iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığı, Hazine tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Keşfe katılacak teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar işaretli toprak tevzi dağıtım haritası ve kadastro paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren ayrıntılı rapor alınmalıdır. Ziraatçı ve jeolog bilirkişiye de taşınmazın niteliği, zilyetlikle kazanılmaya elverişli olup olmadığı, taşınmazın kuzeyinde bulunan Bingöl çayının yatağında kalıp kalmadığı, çay yatağından kazanılmış olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı olarak rapor düzenlettirilmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.