YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13562
KARAR NO : 2013/13312
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan 2210 parsel sayılı 6549.64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve krokisinde (A1) ile gösterilen 1341.62 metrekarelik kısmının 2000 tarihinden itibaren eşit paylarla … çocukları … ve …’ın fiili kullanımında bulunduğu, (A2) ile gösterilen 5208.02 metrekarelik bölümünün ise kullanımsız olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, taşınmazın tamamının kendilerinin fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 2210 parselin 6549,64 m2 lik yüzölçümlü taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığının tespitine, tarla niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tespit gibi 1341, 62 m2 lik bölümün kadastro tespit tutanağında olduğu gibi eşit hisselerle … Çocukları 1953 doğumlu …, … kızı 1944 doğumlu …’ın kullanımında olduğunun tespitine, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine, (A2) harfi ile gösterilen 5208,02 m2 lik bölümün kullanımsız olduğunun tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine, davacı vekilinin bu bölüme ilişkin talep ve davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu fen bilirkişi krokisinde (A2) harfi ile gösterilen bölümün kimsenin kullanımında olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de: yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz başında yapılan keşif sonucunda dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi raporunda davacıların kullanımında olan bölüm işaretlenerek gösterildiği (A2) ile gösterilen bölümün kimsenin kullanımında bulunmadığı belirtilmiş, oysa ziraat bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen ve davacıların kullanımında bulunduğu şerhi verilen bölümünde 2-3 yaşlarında (A2) ile gösterilen bölümde ise 10 yaşlarında kapama zeytin bahçesinin bulunduğu aralarda yer yer 40-50 yaşlarında zeytin ağaçların da mevcut olduğu, taşınmazın etrafı çit ile çevrili olup parselin tamamının tarım arazisi olduğu yönünde görüş belirtmiştir. Keşifte alınan beyanlar da taşınmazın …’ın kullanımda iken ölümü ile taksimen davacılara kaldığı, zeytin ağaçları dikilerek ve telle çevirerek parseli kullandıkları belirtilmiştir. Böylece ziraat bilirkişi ve fen bilirkişi raporu çelişkili olduğu gibi beyanlardan da davacıların zeytin ağaçlarının nerede olduğu, (A2) bölümünü kimin ne şekilde kullandığı anlaşılmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için o bölgeye ait eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman haritaları getirtilerek taşınmazın başında üç kişiden oluşan orman mühendisi ve üç kişiden oluşan ziraatçı bilirkişi kurulu hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak taşınmazın (A2) bölümünün tespit günü itibariyle ne şekilde zilyet edildiği ile fiili kullanımın devam edip etmediği, zilyetlik var ise zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü, hususlarında gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalıdır. Fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmeli, hava fotoğrafları ve memleket haritalarına göre taşınmazın yıllara göre kullanımının bulunup bulunmadığı ayrıntılı irdelenmeli, davacıların telle çevirerek ve zeytin ağaçları dikerek kullandıkları bölüm krokide gösterilmeli, taşınmazın fotoğrafları da çektirilerek rapora eklenmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.