YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14300
KARAR NO : 2013/13532
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu … Köyü çalışma alanında bulunan 275 ada 102 parsel sayılı 182,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 22.09.1994 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında olması nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ve Hazine adına tescil edilmiştir. 10.10.2010 tarihinde yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda 275 ada 102 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve … kızı …’ın kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 6292 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname verilmemesi nedeniyle davacının akdi halef dolayısıyla hak sahibi olarak kabul edilemeyeceği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, 10.10.2010 tarihinde yapılan güncelleme işleminden önceki zilyetliğe dayanmıştır. Mahkemece, davacının çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürdüğü zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, yaşlı, tarafsız, taşınmazın kullanım durumunu iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler; taraf tanıkları huzuruyla keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından; taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, çekişmeli taşınmazın neye istinaden, kim tarafından, ne şekilde ve ne kadar süre ile kullanıldığı hususu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, davacının kullanım durumu tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.