Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/1596 E. 2013/1732 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1596
KARAR NO : 2013/1732
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Yayla Köyü çalışma alanından bulunan 3410 parsel sayılı 965,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve …’in kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, 30.06.2010 tarihli dilekçesiyle, çekişmeli parsele ait kadastro tespit tutanaklarının iptali ile ekli krokide kahverengi boyalı olarak görülen ve davacının kullanımında olduğunu iddia ettiği kısmın tamamının 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerde kaldığının tespit edilerek tespit edilmeyen 236,79 metrekarelik kısmında Hazine adına tespit ve tescili ile 3410 parsel ile tevhidine, kullanıcısının davacı … olduğunun tespit ve tesciline karar verilmesini talep ederek Kadastro Mahkemesine dava açmıştır. Mahkemece hakkında tutanak düzenlenmeyen taşınmazlarla ilgili uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinde çözümlenmesinin mümkün olmayacağından bahisle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, süresi içerisinde verilen dilekçe dikkate alınarak dosya … Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucunda da görevsizlik kararı verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nce karar bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle; “davada kadastro mahkemesi görevli olmayıp genel mahkemenin görevli olduğu” hususuna değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen ve orman bilirkişisinin 26.10.2010 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle belirtilen ve 235,25 metrekare miktarındaki kısma ayrı bir parsel numarası verilerek 2/B vasfında Hazine adına tespit ve tesciline, beyanlar hanesine yerin kullanıcısının … olduğunun yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mülkiyet hakkının sahibi olan Hazine tarafından dava konusu edilen bölümün geometrik şekli belirlenerek parsel numarası verilmek suretiyle adına tescili istemiyle açılmış bir dava bulunmadığına göre; taşınmazın kullanıcısı olan davacı tarafından Hazine adına tescil istemiyle açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Ne var ki; davacının
taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde kullanıcı olarak kendi isminin gösterilmesine ilişkin istemi aynı zamanda bu yerde zilyet olduğunun tespitini de içermektedir. Toplanıp değerlendirilen delillerden 3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek 4. madde kapsamında 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın davaya konu ve teknik bilirkişi raporunda (A) ile belirtilen 235,25 metrekare yüzölçümündeki bölümünde tarım arazisi olarak kullanmak suretiyle davacının zilyet olduğu belirlenmiştir. Hal böyle olunca hüküm fıkrasında bu hususun belirtilmesi gerekirken bu bölümün ayrı parsel numarası verilerek Hazine adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin, 2. paragrafının 2. satırında yer alan “miktarındaki kısma ayrı bir parsel numarası verilerek 2/B vasfında Hazine adına tespit ve tesciline” sözlerinin çıkartılmasına, yerine “kısmın davacı …’in kullanımında olduğunun tespitine” sözlerinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.