Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/1620 E. 2013/1754 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1620
KARAR NO : 2013/1754
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 117 ada 5 parsel sayılı 4.916,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Kadastro Komisyonunca davalı … … adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal, pay devri ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece usule yönelik bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, temyize konu çekişmeli taşınmazın 14.12.2009 tarihli komisyon kararı doğrultusunda tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, öncesinin tarafların ortak miras bırakanı …’e ait olduğu tarafların da kabulünde olan çekişmeli taşınmazın muris … … tarafından sağlığında davalı … …’un babası … …’a bağışlanarak zilyetliğinin devredilip devredilmediği, böyle bir devir yok ise muris … …’un vefatından sonra terekesinin mirasçıları arasında yöntemine uygun olarak paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise taşınmazın paylaşma sonucunda murisin torunu davalı … …’a isabet edip etmediği hususunda toplanmıştır. Mahkemece çekişmeli 117 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı … …’un ölümünden sonra mirasçılarına intikal ettiği, mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin varlığı ve uzun süreli kullanımın da bunun ispatı olduğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuştur. Ne var ki; Mahkemece, taşınmazın davalı …’un babasına bağışlanarak zilyetliğinin devredilip devredilmediği hususu keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklara sorulup duraksamasız saptanmadığı gibi yöntemine uygun taksim araştırması da yapılmadan fiili uzun süreli kullanımın taksime karine teşkil edeceği kabul edilerek hüküm kurulmuş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Diğer mirasçılar adına müşterek muristen kalıp tescil edilen taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılmadan, ortalama insan ömrüne bile ulaşmayan yaklaşık 50 yıllık kullanımı paylaşmanın varlığına karine kabul etmek isabetli olmadığı gibi, sadece fiili kullanıma ses çıkarılmayıp, niza doğurulmamış olmasının da icazet anlamına gelmeyeceği kuşkusuzdur. Bağışlamanın ya da paylaşmanın varlığını ispat yükü, bu olguya dayanan tarafa ait olup, somut olayda ispat yükü kendisine ait olan davalı, …tarafından bu olgular ispat edilmedikçe yazılı şekilde karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, Mahkemece, doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle muris … …’dan geldiği belirtilecek tüm
taşınmazların onaylı tutanak suretleri dosyaya getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve tanıklar ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tarafların bildirdiği ve bildireceği delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan, tarafların murisi … …’un ölümünden önce çekişmeli taşınmazı davalı tarafın miras bırakanı … …’a bağışlayarak zilyetliğini devredip devretmediği, bu şekilde bir devir yok ise, murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemince yapılmış bir taksimin olup olmadığı, taksim yapılmışsa ne zaman ve nerede yapıldığı, taksime tüm mirasçıların veya yetkili temsilcilerinin katılıp katılmadığı, her bir mirasçının payına karşılık ne aldığı, payına karşılık taşınmaz mal almayanların paylarına karşılık ne aldıkları, her bir mirasçının payına karşılık aldıkları taşınır ve taşınmaz mallarının akıbetlerinin ne olduğu, mirasçılar arasında üçüncü kişilere satış veya devirlere konu taşınmaz olup olmadığı, olmuşsa hangi taşınmazlar yönünden ve hangi pay oranları üzerinden olduğu, tespit gününe kadar paylaşmanın bozulup bozulmadığı ve çekişmeli taşınmazın kime isabet ettiği, taşınmazın kim tarafından, ne zamandır, ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tutanağa aykırı durum oluşması halinde çekişmeli taşınmazın tutanak bilirkişileri de tanık sıfatıyla taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri ile muristen kalan taşınmazların kadastro tutanaklarının edinme sebepleri karşılaştırılmalı, bundan sonra tüm delilleri tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu gibi hüküm kurulması isabetsiz, davacı …’un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 07.03.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.