Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/1827 E. 2013/2320 K. 22.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1827
KARAR NO : 2013/2320
KARAR TARİHİ : 22.03.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Baharşeyh Köyü çalışma alanında bulunan 129 ada 3 parsel sayılı 33607,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ekonomik yarar sağlanması mümkün yerlerden olduğundan ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil davası açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 129 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile 29/06/2012 tarihli bilirkişi raporunda; (B) harfi ile gösterilen 3.833,72 m² alana sahip yerin 1/2 hissesinin … oğlu …, 1/2 hissesinin … oğlu … adına, (C) harfi ile gösterilen 3.277,86 m² alana sahip yerin … kızı … adına, (D) harfi ile gösterilen 2.749,08 m² alana sahip yerin İsmail kızı … adına, (F) harfi ile gösterilen 1.356,88 m² alana sahip yerin Güzel oğlu …, (G) harfi ile gösterilen 920,04 m² alana sahip yerin … oğlu … adına, (H) harfi ile gösterilen 601,20 m² alana sahip yerin … oğlu … adına, (I) harfi ile gösterilen 1.119,95 m² alana sahip yerin … oğlu … adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın marjinal tarım arazisi olup özel mülkiyete konu yerlerden olduğu gerekçesiyle davacıların davasının kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi, dava konusu taşınmazın Yeşilyurt ve Yıldırım ailelerince tarla olarak ekilip biçilerek sürüldüğü, 3-4 yıldır sadece otu biçilerek kullanıldığını belirtmiştir. Ziraat bilirkişi ise, özel mülkiyete konu yerlerden olup hali hazırda ekilmeyen yerlerden olduğunu belirtmiş ekonomik amaca uygun zilyetliğin gerçekleştiği konusunda ayrıntılı rapor düzenlememiştir. Bu nedenle yapılan araştırma yetersizdir. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın başında taşınmazı iyi bilen yaşlı tarafsız üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu aracılığı ile keşif yapılmalı, keşifte fen bilirkişi raporunda ayrı ayrı gösterilen her bir taşınmaz bölümünün öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, taşınmaz üzerinde tespit tarihine kadar kimin hangi süreyle ve ne şekilde kullanarak zilyet
olduğu, bir süredir kullanılmıyorsa hangi sebeple ve hangi tarihten itibaren kullanılmadığı sorulup saptanmalı, her bir bölümün toprak yapısı, bitki örtüsü ve eğiminin ne olduğu konusunda ziraat bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşif sırasında çekildiği onaylanacak fotoğraflarla taşınmaz bölümlerinin genel görünümleri tespit edilmeli, tespit tarihinden önceki döneme ilişkin hava fotoğrafı ve memleket haritalarında dava konusu taşınmazın görünümünün ne olduğu fen bilirkişisi tarafından incelenmeli, fen bilirkişisinden denetime elverişli ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle taşınmazın davaya konu bölümleri tek tek değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.