YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2303
KARAR NO : 2013/2406
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu Çoğaşlı Köyü 116 ada 1 parsel sayılı 6.117,18 ve 116 ada 2 parsel sayılı 4.467,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro çalışmaları sırasında ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve …, dava konusu taşınmazların babaları …’dan kaldığı iddiasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile adlarına tescili talebi ile dava açmış yargılama aşamasında …’nın diğer mirasçıları da davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların … mirasçıları adına miras hisseleri oranında tesciline karar verilmiş; hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların uzun zamandır tarımsal faaliyette kullanılmasa da üzerinde davacı murislerince kullanılan bağ evi ve meyve ağaçları bulunduğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, taşınmazların uzun zamandır kullanılmadığı belirlendiğine göre bu durumun iradi terk olup olmadığı hususu yeterince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların bildirdiği ve bildireceği tüm tanıklar, tespit bilirkişilerinin tamamı ve komşu parsellerin zilyetleri ile keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve komşu parsellerin zilyetlerinden; taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanılmıyorsa ne zamandan beri kullanılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, dava konusu taşınmazlarda davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu ve taşınmazların terk edilmediğinin belirlenmesi halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kısıtlama ile ilgili olarak aynı çalışma alanı içinde lehlerine tescil kararı verilen davacılar adlarına, belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı, Kadastro Müdürlüğü, Tapu Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden
sorularak tespit edilmeli, belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz ya da taşınmazlar bulunduğu sonucuna varıldığı takdirde, belirlenen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek incelenmeli, belgesiz araştırması yapılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.