Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/2927 E. 2013/5396 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2927
KARAR NO : 2013/5396
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 2. İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar….,’in İİK 331/1, TCK 52/2. maddesi gereğince 3.600,00 ve 100,00 TL adli para cezası ile çezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak: GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçunun oluşabilmesi için gerekli en önemli unsurlardan biri de, borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması zorunludur. Somut olayda; Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 92. maddesi yollaması nedeni ile Ceza Mahkemesi Kalem Yönetmeliğinde hüküm bulunmayan hallerde uygulanması gereken Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin (eski Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşlerine Ait Yönetmeliği) 36. maddesi gereğince, “dava, dava dilekçesinin tevzi edilerek kaydedildiği tarihte açılmış sayılır.” hükmü dikkate alınarak dosyanın incelenmesinde; şikayete dayanak yapılan Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2007/3244 ve 2007/3245 Esas sayılı dosyalarında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan takipte ödeme emirlerinin birinci aza ….’,e tebliğ edilip iki nolu haber kağıdının takip borçlusunun kapısına yapıştırıldığının belirtildiği, ancak Tebligat Kanununun 21. ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29. maddesi uyarınca geçici olarak adresten ayrıldığı beyanında bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazması ve tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalatmasının gerekmesine karşın, tebligat parçasında böyle bir açıklamanın bulunmaması karşısında yapılan tebligatın geçerli olmadığı, bir başka anlatımla kesinleşmiş bir takip olmadan atılı suçtan dolayı şikayette bulunulamayacağından yapılan şikayet geçersizdir. Hal böyle olunca sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de, 30.07.2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 99. maddesi ile İİK’nun 352.maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nun 354. maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
İsabetsiz olup, bu nedenle yasaya aykırı olan hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.