Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/3311 E. 2013/4482 K. 26.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3311
KARAR NO : 2013/4482
KARAR TARİHİ : 26.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE, …
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı, … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün adına tescili istemiyle, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 15.03.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 10.717,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. TMK’nın 713. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre; tescil davasının Hazinenin yanında ilgili kamu tüzel kişilerine karşı açılması gerekir. Dava konusu taşınmazın kuzeyinde Ağrı-Doğubeyazıt karayolunun bulunduğu yapılan keşif sonucu anlaşılmış; ancak Karayolları Genel Müdürlüğü davada yer almamıştır. Taraf teşkili kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir. Taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilmesi yasaya aykırıdır. Diğer taraftan, dava konusu taşınmaz, 1984 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dere yatağına yakın olması nedeniyle tapulama harici bırakılan yerlerden olup davacı vekili, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri ile TMK’nın 713. maddesine hükümlerine göre kazanılması mümkündür. Ancak mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmadığı gibi Tapu Müdürlüğünden fen bilirkişisi tarafından düzenlenen haritanın bir örneği eklenerek çekişmeli taşınmaz hakkında çifte tapu oluşmasının önüne geçilmesi için başkaca dava açılıp açılmadığı sorulmamış, davacının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince aynı çalışma alanı içinde belgesizden taşınmaz edinip edinmediği ve taşınmazın imar planına alındığı tarih araştırılmamış; taşınmazın güney sınırında Murat Nehri bulunmasına rağmen kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle Karayolları Genel Müdürlüğü’nün davaya katılımı sağlanmalı, varsa delilleri getirtilmeli, bundan sonra Tapu Müdürlüğünden fen bilirkişisi tarafından düzenlenen
../…

2013/3311 – 2013/4482 SAYFA : 2

haritanın bir örneği eklenmek suretiyle çekişmeli taşınmaz hakkında başkaca dava açılıp açılmadığı sorulmalı, dava tarihinden geriye doğru yaklaşık 15, 20 ve 25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan istenerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 4 ve 9. maddeleri ile Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 6 ve devamı maddeleri dikkate alınarak jeoloji mühendisi, jeolog veya jeomorfologlar arasından seçilecek üç jeolog bilirkişi, bir ziraat mühendisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak 5 kişilik uzman bilirkişi kurulunun katılımıyla mahallinde keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşif sırasında, getirtilen tüm haritalar, hava fotoğrafları ve benzeri belgeler mahallinde uygulanmak ve gerektiğinde değişik kotlardan toprak örnekleri de alınarak tahliller yapılmak suretiyle 3621 sayılı yasanın 4. maddesinde tanımlanan kıyı kenar çizgisi belirlenmeli ve fen bilirkişisi tarafından, tespit edilen kıyı kenar çizgisi pafta haritasına tereddüte yer vermeyecek şekilde işlenmeli, çekişmeli taşınmazın harita üzerindeki konumu gösterilmeli, hava fotoğrafları bilimsel yöntemlerle incelenerek taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, dere yatağı olup olmadığı, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve ne zaman tamamlandığı, arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyet edilip edilmediği, zilyetliğin ne zaman başladığı, ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, davacının çekişmeli taşınmaza komşu 135 ada 14 sayılı parseli 1999 yılında Hazineden satın aldığı da göz önünde bulundurularak çekişmeli taşınmazdaki zilyetliğin başlangıç tarihi belirlenmeli, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın hangi tarihte imar planı kapsamına alındığı tespit edilmeli, 3402 sayılı Yasa’nın 17/2. maddesi gereği imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmazlarda imar ihya yoluyla iktisabın mümkün olmadığı da hatırdan çıkartılmamalı, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup her iki davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı …’na iadesine, 26.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.