Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/3412 E. 2013/3431 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3412
KARAR NO : 2013/3431
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında Balçıklı Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 155 parsel sayılı 4853,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bağış nedeniyle davalı ve davacı adına müştereken tespit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazın babası … tarafından 1962 yılında kendisine bağışlandığını ve o tarihten beri zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek tamamının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacı …’nin kullanımında olduğu ancak tarafların babaları … tarafından sağlığında yarı yarıya taraflara bağışlandığı, murisin iradesine öncelik vermek gerektiği gerekçeleriyle, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı …, dava konusu taşınmazın babası … tarafından kendisine bağışlandığını iddia etmiş, davalı … ise tespitin doğru olduğunu, çekişmeli taşınmazın babaları … tarafından yarı yarıya kendisine ve davacı kardeşine bağışlandığını savunmuştur. Her iki tarafın beyanlarından, dava konusu taşınmazın muris …’in mülkiyetinden sağlığında, bağış yoluyla çıktığı ve terekeye dahil bir mal olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, bağış nedeniyle terekeye tabi bir mal olma özelliğini kaybeden taşınmaz üzerinde, davacı … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi ve tanık beyanlarından nizalı taşınmazın 50 yıldır davacı …’nin malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğu ve davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeki koşulların oluştuğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.