Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/3737 E. 2013/5132 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3737
KARAR NO : 2013/5132
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Alvar Köyü çalışma alanında bulunan 187 ada 4 parsel sayılı 4761,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi, tazminat ve ecrimisil davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parselin tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı …’ün davasının reddine, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisinin 21/09/2010 havale tarihli raporunda (A) harfiyle belirttiği 1197,99 metrekarelik bölümü ile (B) harfiyle belirttiği 1192.71 metrekarelik bölümünün Hazine adına, (C) harfiyle belirttiği 2370.38 metrekarelik bölümünün ise davalı … ve müşterekleri adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz itirazları, bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen bölümlere ilişkindir. Bu bölümler yönünden ihtilaf, öncesinin dere yatağı olup olmadığı ve ne kadar süredir kimin zilyetliğinde olduğu hususlarındadır. Mahkemece belirtilen hususlarda yapılan araştırma usulüne uygun değildir. Tarafların zilyetlik iddiaları bakımından Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile Kadastro Mahkemesince yapılan keşiflerde alınan beyanlar birbiriyle çelişkilidir. Ayrıca uzman bilirkişilerden taşınmazın niteliği hakkında ihtilafı aydınlatmaya yeterli bilirkişi raporu alınmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle çekişmeli taşınmaza ilişkin 1970 ve 1980 tarihli hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı ve iki jeoloji mühendisi ile bir fotogrametri uzmanı bilirkişi katılımıyla yeniden keşif icra edilmelidir. Fotogrametri uzmanı, jeolog ve ziraatçi bilirkişi kurulundan getirtilen hava fotoğraflarını da değelendirerek bilimsel yöntemlerle taşınmazın (A) ve (B) bölümlerinin öncesinin dere yatağı olup olmadığı, aktif dere yatağı değil ise imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve hali hazır toprak yapısı ile bitki örtüsü hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) bölümlerinin öncesinin ne olduğu, kim tarafından, ne kadar süre ile ve nasıl
kullanıldığı, üzerindeki kavak ağaçlarının kim tarafından hangi tarihlerde dikildiği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yargılama boyunca dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dosyaya getirtilecek hava fotoğraflarıyla denetlenmeli, taşınmazdaki kullanımın kısa süreli terk edilmesinin iradi terk olarak kabul edilemeyeceği gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
09.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.