Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/4787 E. 2013/5545 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4787
KARAR NO : 2013/5545
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 1 ve 2 parsel sayılı sırasıyla 11.985,20 ve 4.035,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, miras yoluyla gelen hak, paylaşma, pay satın alma, bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve tutanağın beyanlar hanesinde …’ın ölü oldukları belirtilmek suretiyle paylı olarak davalılar … ve paydaşları adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar …, … ve … ile davalılar …ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme kararı davalı …’a 01.11.2012 tarihinde, davalı …’e 07.11.2012 ve …’e 06.11.2012 tarihlerinde tebliğ edilmiştir. … tarafından 21.11.2012; diğerleri tarafından ise 23.11.2012 tarihinde temyiz edilmiştir. Hükmün tebliği ile temyiz edildiği tarih arasında 1086 sayılı H.U.M.K.nun 432/1. maddesinde yazılı temyiz süresi geçmiş olduğundan davalılar … ile …ve …’in temyiz inceleme istemlerinin süre yönünden REDDİNE,
2- Davalılar … ve …’in temyiz inceleme istemlerine gelince; mahkemece çekişmeli 105 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların tamamının davanın konusu olduğu ve davacının miras bırakanı Deli … lakaplı kişiden kaldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun olmadığı gibi yapılan keşif ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosya içeriğinden tarafların tapu kaydına, davalı tarafın ayrıca satış senedine dayandığı anlaşılmasına rağmen mahkemece dayanılan kayıtlar yöntemine göre uygulanıp, satın alma ve zilyetlik iddiaları yeterince incelenmeden karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece öncelikle taraflara dayandıkları tapu kayıt malikleri ile aralarındaki akdi ve ırsi ilişkiyi kanıtlamaları konusunda süre verilmeli, kayıt malikleri ile akdi ve ırsi ilişkinin kanıtlanması halinde, tutunulan kayıtlar tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip tüm paylar belirlenmeli, bundan sonra çekişmeli taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak kayıtların kapsamları belirlenmeli, çekişme taşınmazların taraf kayıtlarından hangisinin kapsamında kaldığı, davacı tarafın tapu kaydının kapsamında kaldığının anlaşılması halinde, taraflar arasında mirasçılık ilişkisi bulunup bulunmadığı saptanmalı, buna göre de 3402 sayılı Yasa’nın 13/B-c maddesinin taşınmazların kadastro tespitlerinin yapıldığı tarih itibarı ile yürürlükte olan şeklindeki düzenlemeye göre, dosya içeriğinden taşınmazlarda zilyet olmadığı anlaşılan davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının hukuki değerini yitirmiş olup olmadığı tartışılmalıdır. Tutunulan kayıtların çekişmeli taşınmazları kapsamaması halinde taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı ve yine taraflar arasında ırsi ilişki olup olmadığı buna göre taşınmazlar üzerinde davalı tarafça sürdürülen zilyetliğe değer verilmesi gerekip gerekmediği tartışılmalı; bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; dava, taşınmazların 1/2 payının tescili istemi ile açılmış olup ve yargılama sırasında dava yöntemine uygun olarak ıslah da edilmediğine göre davalı tarafın açık muvafakati olmaksızın taşınmazların tamamının davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davalılar … ve …’in müşterek mülkiyet hükümlerine göre tescil edilen çekişmeli taşınmazlarda kendi paylarına yönelik temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan nispi karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.05.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.